banner269
04 Temmuz 2017 Salı 17:00
‘ADALET YOLDA ARANMAZ’ DİYENLER YOLDAN KORKANLAR
Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz, İstanbul’a 80 kilometre kala Adalet Yürüyüşü’ne katılmalarının gerekçelerini Doğuş TV’ye anlattı. ‘Adalet yolda aranmaz’ eleştirisinde bulunanlara “İnsanlar sokağa döküldüyse orada bir sorun vardır, durup dururken kimse ‘evimizden çıkalım, gidelim zor koşullarda yürüyelim’ demez.” diyerek yanıt veren Başkan Altınok Öz, bazı yayın organlarının Kartal Belediyesi’ne ait Başkanlık Konutunda çıkan yangın ve kitap konusunda başlattıkları karalama kampanyalarına da cevap verdi. Başkan Altınok Öz, “Sadece çatı ve evde hasar gören yerler tamir edildi. Bir de zaten biz belediye olarak yangın gören evleri boya badana yaptırıyoruz. Mesleği bu konuda olup da bu konuyu iyi bilen birinin bunu demagojik bir şekilde gazetelerde dile getirmesi son derece ahlaki yoksullukla eşdeğerdir. Kitap mevzuuna gelince, bir milletvekilinin yazdığı bir kitabı aldım. Alırım, alacağım tabii. Benim işim bu; belediyenin işi kültür hizmetleridir. O kitabı alırken yolsuzluk yaptım mı ona bakacaklar. Ben halkın bana verdiği parayı her gün belediyenin sitesinde neye harcadığımı ilan eden bir belediye başkanıyım” dedi.

Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz’ün konuşmasından satırbaşları:

Adalet arayışı, bu süreçte kendisini mağdur gören herkesi bu yürüyüşün içine katıyor. Yürüyoruz, İstanbul’a doğru geliyoruz. Çoğalarak geliyoruz.

Biz bu yürüyüşü yaparken herkes için eşit adalet talebiyle yola çıktık. Bu yürüyüşe katılan herkesin adalet arayışının farklı bir gerekçesi var. Dolayısıyla adalet arayışı, bu süreçte kendisini mağdur gören herkesi bu yürüyüşün içine katıyor. Yürüyüş siyasi bir organizasyon değil dolayısıyla siyasetin hiçbir simgesini bu yürüyüşte göremezsiniz. Yapılan şey, demin söylediğim gibi; adalet arayan, eşitlik arayan, aynı olayda aynı tepkiyi arayan herkesin buluştuğu bir ortam. Bu ortam öyle bir ortam ki tabii akşamları bir araya geliyorsunuz, yürüyüşte bir araya geliyorsunuz ve insanlar kendilerini daha iyi anlatıyor, daha iyi anlıyor. Yürüyüş gerekçelerini konuşma fırsatı oluyor. Yani iyi bir platform. Tabii Genel Başkan’ın kararlılığı herkesi biraz daha motive ediyor. Çünkü o yaştaki bir insanın o sıcakta, o zor koşullarda azimle ve ritimle yürüyor olması, herkesi bu yönden motive etmiştir. Yürüyoruz, İstanbul’a doğru geliyoruz. Çoğalarak geliyoruz. 

İnsanlar ‘şartlar zor, hava çok sıcak’ demeden yürüyüşe katılıyorsa demek ki ortada ciddi bir sıkıntı var

Ben alan ölçmeyi iyi bilirim; zaman zaman 35-40 bine ulaştı yürüyüşümüz. Dolayısıyla insanlar şartlar zor, hava çok sıcak demeden yürüyüşe katılıyorsa demek ki ortada ciddi bir sıkıntı var. Bunun da hükümet tarafından dikkate alınacağını düşünüyorum. Bize gelen haberlere göre; 35 bin kişinin yürüdüğü gün için ‘3 bin 600 kişi yürüdü’ diye rapor ediliyor. Bu doğru değil. İstanbul’a doğru gidiyoruz. 

Yürüyüş amacına ulaştı, miting de bunun son hamlesi olacak

Bu yürüyüş Türkiye’deki koşulların hem yurtiçinde hem de yurtdışında haber olmasını sağladı mı, sağladı. Bir uyarı oluştu mu, oluştu. Dolayısıyla amacına ulaşmıştır. Miting bunun son hamlesi olacak. 

‘Adalet yolda aranmaz’ diyenler yoldan korkanlar

‘Adalet yolda aranmaz’ diyenler yoldan korkanlar. İnsanlar sokağa döküldüyse orada bir sorun vardır, durup dururken kimse ‘evimizden çıkalım, gidelim zor koşullarda yürüyelim’ demez. Dün gazetede söylediğim gibi; parayla pulla olacak bir şey değil.  Bir sorun var ki sokağa döküldük, sorun var ki yürüyoruz. Sorun yoktu, her şey güllük gülistanlıktı da biz sadist miyiz bu sıcakta yürüyelim. Sabah 5 civarı çok ciddi bir yağmur vardı aşırı sıcaklar da yağışlı havalar da bizi yürüyüşümüzden alıkoymadı.

Kentsel Dönüşümle İstanbul gibi bir metropolde oluşan rantı halka sunduk

Samimiyet, halkın bizi sevmesinin tek nedenidir. Yani kafamızın arkasında başka hesaplar yok. Biz kentsel dönüşüm dedik. Kentsel dönüşüm derken, hele İstanbul gibi bir metropolde oluşan rantı halka sunduk. Kendimize sunmadık. Başka bir niyetimiz yok. Halk için düşünüyorsan halk da seni seviyor.

O gün ben ölümden döndüm, evimin çatısı yanıyordu, biraz insan olsalardı ‘Geçmiş olsun sıkıntınız varmış, yangın geçirmişsiniz, hayati tehlike atlatmışsınız’ derlerdi.

Bunu haber yaptıranlar biraz insan olsalar… O gün ben ölümden döndüm, evimin çatısı yanıyordu, neredeyse güvenlik kapıyı kırarak içeri girecekti ki en derin uykumun olduğu saatlerde. Gecenin bir yarısı evimin çatısı alev alev yanmış, evi tamamen duman kaplamış. Çatı da gitti. ‘Biraz insan olsalardı’ dememin nedeni; telefon açar, Başka partiden olmaları insan olmamalarını gerektirmiyor. Dolayısıyla bunu yapmayacaksın, çatıda kızımın Amerika’dan, eşimin tüm eşyalarını yok sayacaksın, bana ait eşyaları yok sayacaksın, kayak takımlarından bilmem neye kadar tüm malzemeler orada, bunları yok sayacaksın. Ya bunları mı aldırdım, hayır. Sadece çatı ve evde hasar gören yerler tamir edildi. Bir de zaten biz belediye olarak yangın gören evleri boya badana yaptırıyoruz, evin tamamı boya badana oldu. Mecburen olacak; is kokuyor. Mesleği bu konuda olup da bu konuyu iyi bilen birinin bunu demagojik bir şekilde gazetelerde dile getirmesi son derece ahlaki yoksullukla eşdeğerdir. 

Bir milletvekilinin yazdığı bir kitabı aldım. Alırım, alacağım tabii. Benim işim bu; belediyenin işi kültür hizmetleridir. O kitabı alırken yolsuzluk yaptım mı ona bakacaklar. Ben halkın bana verdiği parayı her gün belediyenin sitesinde neye harcadığımı ilan eden bir belediye başkanıyım.

Ben Batı Ege’deki bir belediye gibi çocuklara saldırının veya cinsel saldırının nasıl olacağı konusunda bir kitap yayınlatmadım. Bir milletvekilinin yazdığı bir kitabı aldım. Alırım, alacağım tabii. Benim işim bu; belediyenin işi kültür hizmetleridir. Kafama göre, fikrime göre, ideolojime göre uygun olan her kitabı alırım. Ne zaman almam buna halk karar verir. Birileri, bir gazetede Barış’ın kitabını aldım diye niye sorun yapıyor ki? O kitabı -şekli bilmem nesi falan değil- alış şeklimde bir yanlışlık var mı, ona bakacaklar. Yolsuzluk var mı, ona bakacaklar. Sorsalar söylerdim. Ben halkın bana verdiği parayı her gün belediyenin sitesinde neye harcadığımı ilan eden bir belediye başkanıyım. Yani gelirimi de giderimi de kalem kalem oraya yazıyorum. Bak, açık bir belediye başkanıyım o yüzden veremeyeceğim bir hesap yok, arkadaşlar konuşuyorlar. Konuşur geçerler. Kartal yürüyor...

Başkan belediyede bulunmamasına rağmen işler tıkır tıkır işliyorsa bu sistemin doğru kurulduğunun ifadesidir

Arefe gününden beri ben de adalet için yürüyorum, o günden beri belediyede değilim. Ondan önce de bir 10 gün çiftlikteydim, 2 gün belediyede kaldım. Arkadaşlarla temas ediyorum; gerek müdürlerimiz, gerek başkan yardımcılarımız ile öyle bir belediye olduk ki bütün işlerin tıkır tıkır işlediği bir belediyeyiz. Ben son derece memnunum. Başkan belediyede bulunmamasına rağmen işler tıkır tıkır işliyorsa bu sistemin doğru kurulduğunun ifadesidir. Bu da birilerini rahatsız ediyor, etmeye de devam edecek.

Röportajı izlemek için tıklayınız


Kaynak: istanbulses / Kartal
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.