Yazıma, bir fıkra ile başladım.
“Boğaz Köprüsü” yapılmadan önce, bir kayıkçı varmış. Hemen herkesi karşıya geçirirmiş.
Kayık da, “iki kişilikmiş.
Yani; bir “yolcu”, bir de “kendisi” binebiliyormuş!
Bu yüzden de, “dedikodu”lar sarmış ortalığı.
Kayığa binen/inen her kadının “kayıkçı ile aşna-fişne yaptığı” söylenir, dururmuş. Bir gün, bir kadın; “söylenti”leri bile bile, biraz da “mecburiyet”ten binmiş kayığa. Kayıkçı, bir yandan “kürek”lere asılıyor, bir yandan da, sürekli “derler” diyormuş.
“Derler! Derler! Derler!”
Kadın dayanamamış, patlamış; “Ne derler be adam?”
Kayıkçı, hınzırca gülmüş;
“Sana hiçbir şey yapmadığım halde, ‘yaptı’ derler! Sen bu kayığa bindin ya; hiçbir şey yapmasan bile ‘yaptı’ derler!”
Parti için muhalefet CHP de oldum olası vardır. Her zamanda olacaktır. Kim ne söylerse söylesin. Onun için herkesin şapkasını önüne alıp bu konu üzerinde düşünmesi gerekiyor. Küçük olsun benim olsun mantığı partimizi büyütmez küçültür. "Büyük olsun, bizim olsun" mantalitesi de daha etkilidir. Onun için herkesin şapkasını önüne alıp bu konu üzerinde düşünmesi gerekiyor.
Kılıçtaroğlu; bu tüzük kurultayından güçlenerek çıkacaktır. Gevşeklik, dedikodu, fitne, fesat, pespaye kavramları bir kenara bırakmak zamanının artık geldiğini anlayalım. CHP’nin derinliklerine ekilmeye çalışılan mezhepçilik adlı zehirli tohum bu ülkenin bu güne kadar gördüğü en tehlikeli tohumdur.
Ali Haydar Fırat hocamın bir makalesinin bir bölümünde; Şimdi CHP’nin tarihi görevi, egemen sistemden değil, hak mücadelesi verenlerden yana bir kadronun yaratılması. Türkiye’nin bugün en büyük ihtiyacı, sosyal demokrat kadrolar. Bu ülkeyi bir arada tutacak, barışı ve kardeşliği sağlamlaştıracak, sınıfsal uçurumları giderecek olan yapı, ancak sosyal demokrat kadro ve iktidarla mümkün. Muhtemelen Kılıçdaroğlu, yakın dönemdeki kurultay sürecinden güçlü çıkacak ve o çerçevede ciddi bir sosyal demokrat kadroyla CHP’deki dönüşümü hızlandıracaktır. Bu durum, hem CHP’nin önünü açar hem de ülkenin.
CHP’de sosyal demokrat güçlü bir gövdenin ne kadar kısa sürede oluşturulacağı. Zira güçlü bir sosyal demokrat gövde ve kadro ve parti içindeki sosyal demokratların uzaklaştırılması ile mümkündür.
Bana göre, Türkiye’nin bugün en büyük ihtiyacı, sosyal demokrat kadrolarıdır. Bu ülkeyi bir arada tutacak, barışı ve kardeşliği sağlamlaştıracak, sınıfsal uçurumları giderecek olan yapı, ancak sosyal demokrat kadro ve iktidarla mümkün. Ciddi bir sosyal demokrat kadrolarla, CHP’deki dönüşümü hızlandırılır. Bu durum, hem CHP’nin önünü açar hem de ülkenin.
Bu kurultay şansını çok iyi kullanmak lazım diye düşünüyorum. İç çekişmeleri bırakmazsak. İktidar olanlar ''devletin tüm kadrolarını ve devleti ele geçirirleri''ki sonra, gücümüz kalmaz. Sonra kafamıza çok vururuz. CHP artık iç çekişmelerden kurtulup dışa dönük mücadelede kararlı bir şekilde yürümelidirler. CHP'nin tarihi misyonunun bitmediğini cümle âleme göstermek lazım. Demek için. Yeter ki eskiler hırslarını yenip, gölge etmesinler.
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir, teşekkür ederiz.
Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!