'Joan Miró Litografi ve Gravür' sergisi İstanbul'da

İstanbulluların beğenisine sunulan, ünlü Katalan sanatçının 300'den fazla orijinal eserinin yanı sıra, Picasso'nun 20 eserinin de yer aldığı sergi, UNIQ Expo'da açıldı.

'Joan Miró Litografi ve Gravür' sergisi İstanbul'da

 Ünlü Katalan sanatçı Joan Miró’nun 300'den fazla eserinin bir arada yer aldığı, "Joan Miró Litografi ve Gravür" sergisi, UNIQ Expo'da sanatseverlerin beğenisine sunuldu.

Sürrealizm, çocukluğun rolü, özgürlük, renkler, sanatçının eli, sadelik ve İspanya temalarında kurgulanan, Miró'nun sulu boya, baskı resim, çizim, kolaj ve mektuplardan oluşan ve 2 Aralık'a kadar İstanbulluların beğenisine sunulan sergide, sanatçının yakın arkadaşı ressam Pablo Picasso'nun 20 eseri de yer aldı.

AA muhabirine açıklamada bulunan, "Joan Miró Litografi ve Gravür" sergisi küratörü Jean Christophe Hubert, "Modern çağda, günümüzde sanatseverler, bir yüzyıl önceki sanatçıların nasıl çalıştıklarını hangi teknikleri kullandıklarını bilmiyor. Sanat, heykel ve yağlı boyadan ibaret değildir." dedi.

Belçika'daki Miro ve Picasso müzelerinin yanı sıra 70'e yakın koleksiyonun sorumluluğunu üstlenen, ayrıca Liege Üniversitesi'nde sanat tarihi üzerine çalışmaları olan Hubert, şunları kaydetti:

"Modern çağda, günümüzde sanatseverler bir yüzyıl önceki sanatçıların nasıl çalıştıklarını, hangi teknikleri kullandıklarını bilmiyor. Örneğin litografi makinesiyle bir eser ortaya koyulması teknik bir işlem. Çok uzun bir hazırlanma süreci var. Asitle, taş veya tahta üzerine çalışabiliyorsunuz."

Hubert, serginin hem eser sayısı hem de kullanılan teknikler açısından önemine dikkati çekerek, "Büyük sanatçılar kapalı bir alanda elinde fırçayla sadece resim yapan değil, çok çeşitli teknikler kullanarak sürekli üretmek zorunda olan insanlar." ifadesini kullandı.

Joan Miro'nun 1948'den başlayarak 35 yıl boyunca ortalama haftada bir eser yaparak bin 500 eser ortaya koyduğunu belirten Hubert, bir eserde kullanılan renk sayısı ve kullanılan taşların renkleri düşünüldüğünde muhteşem çalışmalar olduğunu ifade etti.

Hubert, Miro'nun hayal gücü ve özgürlüğünü sonuna kadar kullanıp kalıplara girmeden eserler yapmak istediği için eserlerinde hiçbir şeyden ilham almadığını söyledi.

"Belçika'daki çocuklarla Türkiye'deki çocuklar aynı tepkiyi verdi"

Miro'nun, sanatın kaynağında çalışmak için spontane bir anlayışa sahip olduğunu belirten Hubert, şöyle devem etti:

"Türkiye'de sergiyi gezmeye gelen 4-5 yaşındaki çocuklar, Belçika'daki çocuklarla aynı reaksiyonu verdiler. Miro, sanatta sınırları, bariyerleri kaldırmak istiyor, özgürlük istiyor ve bunu başarmış. Sanatı tek yapabilen canlı insandır. Çocuk eğitime girdiği zaman kalıplara giriyor ve siz ona ne yapması gerektiğini söylüyorsunuz. Miro bunu istemiyor. Miro, sanatını herkese ulaştırmak için litografiyi kullanıyor. Çünkü litografiyle 2-3 bin eser yapabiliyor."

Sergide eserlerin bir konsept dahilinde asılmasından sorumlu olan teknik direktör Vincent Damseaux, Leonardo da Vinci sergisi için 20 kişilik bir ekiple 2,5 yıl boyunca bilgisayar programları desteğiyle ahşap işleme düzenekleriyle çalıştıklarını söyledi.

Da vinci sergisinin 10 tonluk malzemeye sahip seyyar bir sergi olduğunu vurgulayan Damseaux, "Da Vinci sergileri gene de sabittir çok azı taşınabilir. Burada 100 parçalık bir seyyar sergiden söz ediyoruz. Birlikteliğimiz tesadüfi olarak da Vinci sergisiyle başladı. Miro sergisini de Da Vinci gibi seyyar yapmaya karar verdik ve ilk durağımız İstanbul oldu." dedi.

Damseaux, dünyanın ilklerini İstanbul'da gerçekleştirdiklerini, bundan sonra da istanbul'da çeşitli sergiler açmayı planladıklarını sözlerine ekledi.

Muhabir: Ahmet Esad Şani

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER