22 Mayıs 2012 Salı

Köy Enstitüleri

17 Kasım 2011, 20:07
Köy Enstitüleri
 Neredeyse tüm Anadolu’nun okulsuz ve öğretmensiz olduğu dönemde, başbakan İsmet 
İnönü’'nün himayesi, Millî Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’in ve İsmail Hakkı Tonguç'un
çabalarıyla kurulan köy enstitülerinin amacı, köylerdeki ilkokul mezunu zeki çocukların 
yetiştirilmeleri ve köylerde öğretmen olarak çalışmalarıydı. Geleneksel öğretmen okullarında
yetişmiş öğretmenler köylerde öğretmenlik yapmak istemiyordu. Oysa Cumhuriyetin ilk yıllarında 
okuma yazma oranı % 5 bile değildi ve nüfusun %80'i köylerde yaşıyordu.

1940 yılından 
başlayarak, tarıma elverişli köylerde veya yakınlarında köy enstitüleri açılmıştı. Öğretmenler 
köylülere hem örgün eğitim vererek okuma yazma ve temel bilgileri kazandıracak hem de modern 
ve ilmi tarım tekniklerini öğretecekti. Kitaba deftere dayalı öğretim yerine iş için, iş içinde eğitim 
ilkesi uygulanıyordu. Her köy enstitüsünün kendisine ait tarlaları, bağları, arı kovanları, besi 
hayvanları, atölyeleri vardı. Derslerin  % 50'si temel örgün eğitim, kalanı ise uygulamalı eğitimdi.
1940 &1946 yılları arasında köy enstitülerinde 15.000 dönüm tarla tarıma elverişli hale
getirilip üretim yapılmış, 750.000 yeni fidan dikilmiş, 1.200 dönüm bağ oluşturulmuştu. Ayrıca
150 büyük inşaat, 60 işlik, 210 öğretmen evi, 20 uygulama okulu, 36 ambar ve depo, 48 ahır ve
samanlık, 12 elektrik santralı, 16 su deposu, 12 tarım deposu, 3 balıkhane, 100 km. yol yapılmıştı. 
Öğrencilerin oluşturduğu sulama kanalları ile, eğitim görülen çiftliklere sulama suyu getirilmişti.

Kapatıldığı 1954 yılına kadar Köy Enstitülerinde, 1.308’i kadın ve 15.943’ü erkek olmak üzere 
toplam 17.251 köy öğretmeni yetişmişti. Arıcılık bilmeyen köylere arıcılık, bağcılık bilmeyen
köylere bağcılık öğretilen enstitülerde yetişenler arasında Fakir Baykurt, Hatun Birsen Başaran,
Talip Apaydın, Mahmut Makal, Mehmet Başaran, Pakize Türkoğlu, Ali Dündar, Mehmet Uslu,
Dursun Akçam ve Ümit Kaftancıoğlu gibi önde gelen yazarlar ve düşünürler vardır.

Köy enstitüsünü bitiren bir öğretmen, ilkokul öğretmenliğinin yanı sıra ziraatçilik, arıcılık,
sağlıkçılık, duvarcılık, demircilik, terzilik, balıkçılık, bağcılık ve marangozluk konularını da 
uygulamalı olarak öğreniyordu. Branşlarına ve gönderilecekleri köye göre 150 parçaya varan
alet ve edevat verilen öğretmenler, köylülere modern tarım tekniklerini, okuma yazmayı ve müzik
aletlerini çalmayı öğretiyordu. Müzik derslerinde bağlamayı da Aşık Veysel öğretiyordu.
Enstitü öğrencileri her yıl 25 klasik romanı okumakla yükümlüydü. Yani zeki köy çocuklarından engin entelektüel birikimleri olan aydınlar oluşuyordu. Öğrenciler sabah kızlı ve erkekli halk 
Oyunları oynayarak spor da yapıyorlardı. Erken kalkan öğrencilerin hazırladığı kahvaltıdan sonra,
Zorunlu okuma saati vardı. 
Köy Enstitüleri öğrenim konusunda, dünyada benzeri görülmemiş bir örnekti.
Köy Enstitülerinin kapatılması 
2. Dünya Savaşı'nın sonlarına doğru 1945 yılında Sovyetler Birliği lideri Stalin'in Türkiye'den Kars, Artvin ve Ardahan'ı ve Boğazlarda askeri üs istemesi üzerine, Milli Şef de ABD'den askeri destek istemişti. Bu desteği vermeye hazır olduğunu belirten ABD, Truman Doktrini ile başladığı 
yardımın karşılığında Türkiye'de serbest seçimlere dayanan demokrasi düzeninin yerleştirilmesini, 
Milli Şeflik, 5 yıllık kalkınma planları ve Köy Enstitüleri’leri gibi Sovyet sistemine benzer
uygulamaların kaldırılmasını talep etti. 1945 yılında Köy Enstitüleri için, komünistlerin, dinsizlerin 
yetiştiği fuhuş yuvaları denilerek saldırı kampanyaları başlatılmıştı. Müdür dahil tek tip üniforma
giyilmesi, öğrencilerin yönetime katılması gibi sebeplerle enstitüler komünistlikle suçlanıyor,
ihbar mektuplarıyla polis baskınlarına uğruyor, kız ve erkek öğrencilerin karma eğitim görmesi
sonu gelmez dedikodulara neden oluyor, köylüler devletin kendilerini enstitü inşaatlarında 
çalıştırmasını eleştiriyor, köylere atanan öğretmenler yörenin toprak ağalarıyla sorunlar yaşıyordu.
Bu geçimsizlikler köy öğretmenlerinin, toprak ağalarının seçtirdiği milletvekillerine şikayet olarak
ulaşıyor, bu durum toprak sahiplerinin durmaksızın Ankara'ya baskı yapmalarına neden oluyordu. 
  1946 yılında CHP’deki muhalif milletvekillerinin başını çektiği kampanya ile köy
enstitüleri müfredatında ve yapılanmasında değişiklikler yapıldı. Amacından ve "iş için, iş içinde
eğitim" ilkesinden uzaklaşıldı. 1954 yılında da kapatıldı.

Biraz düşünelim lütfen,. Eğer köy enstitüleri kapatılmasaydı, bugün biz mi Avrupa’nın
peşinde koşardık, onlar mı bizim. İnsan hakları, etnik ayrımcılık, fikir ve ifade özgürlüğü, rüşvet,
gelirde ve eğitimde eşitsizlik, haksız kazanç, dokunulmazlık, yetmeyen emeklilik maaşları, sağlık 
sorunları, doğu ve güneydoğu Anadolu’daki insanlarımızın ve topraklarımızın sahipsiz kalması, 
kuraklık, kıraçlık, aşiret, töre, berdel, kadın ve kızların 2. sınıf vatandaş sayılması, mirastan pay
alamaması ve uğradığı şiddet ile sanayi sektörüne sağlıklı ve doğru geçiş yapılamamsı yüzünden
tarım ve hayvancılıkta yaşanan gerileme, işsizlik, vb. sorunları yaşarmıydık, yaşamazmıydık.  
Şimdi de kendimize şu soruyu soralım lütfen. Neden hep iyi olanı yıkıyoruz, neden 
denenmiş ve başarılmış çözümlere rağmen çözümü çözümsüzlüklerde arıyoruz. Dünyanın
imreneceği bir ülke olacakken neden başka ülkedeki hak ve özgürlüklere imreniyoruz. 
Çünkü biz, halkın yararına olan her şeyi, bizi yönetenlere zarar veriyor diye yok ediyoruz. 
Ama “ Eğer halkın yararına olan, halkı yönetenlere zarar veriyorsa, o zaman onlar bizi 
yönetemiyor, aksine sömürüyorlar demiyoruz. “  10/11/2011

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    GAZETE MANŞETLERİ

    HAVA DURUMU

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    ANKET Sonuçlar Tümü

    ?Kağıthane belediyesi çalışıyor mu?

    NAMAZ VAKİTLERİ

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:

    KARİKATÜR

    ARŞİV

    istanbulses videoları Dailymotion'da