DEMİRKIRKAN: SORUŞTURMA GAYRI CİDDİ YÜRÜTÜLDÜ

DEMİRKIRKAN: SORUŞTURMA GAYRI CİDDİ YÜRÜTÜLDÜCumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Kemal Demirkırkan, Şemsettin Karahisari ..

DEMİRKIRKAN: SORUŞTURMA GAYRI CİDDİ YÜRÜTÜLDÜ
DEMİRKIRKAN: SORUŞTURMA GAYRI CİDDİ YÜRÜTÜLDÜ

Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Kemal Demirkırkan, Şemsettin Karahisari Ortaokulu hakkında başlatılan soruşturmanın gayri ciddi bir şekilde sona erdiğini söyledi. Demirkırkan, konunun takipçisi olacaklarını aktardı.

Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Kemal Demirkırkan, haftalık basın toplantısında gündemdeki konuları değerlendirdi. CHP İl Yönetim Kurulu Üyeleri Ayla Albayrak ve Ramazan Kirez’in de hazır bulunduğu basın toplantısında Demirkırkan şöyle konuştu:

"Ülkemizin gündemi maalesef ekonomi. Dolar 3.5 TL, Benzin 5 TL’yi geçti. Sigara dahil her şeye zam gelmeye başladı. Kasım ayı enflasyonu % 2 oldu. Büyük çoğunluğu dışarıdan borç alınarak yapılan AVM sayısı 14 yılda %581 arttı. Ülkemizde 2002 ‘den bu yana üç kat zenginleştik diyorlar. 2002’den beri üç kat zengin olmadık tersine üç kat borçlandık. Borcumuz 129 milyar dolardan 421 milyar dolara çıktı. Dolar 1.26’dan 3.50’leri gördü. Alım gücü azaldı. 3 kat değil 3333 kat zenginleşen sizlersiniz. 2002 yılında yurttaşların bankalara borcu 6.6 milyar dolar iken, bu rakam 2015 sonunda 385 milyar liraya yükseldi. Geçen sürede tüketici kredisi borcu 135 kat, kredi kartı borcu 18 kat arttı.

Dönemin Başbakanı “2013 yılında İMF’ye 5 milyar dolar borç verdik” diyordu. Bugün “tulumbada su bitti” diyor. “Dolarınızı satın” diyor. Size sormazlar mı tulumbadaki suyu kim bitirdi diye. Tulumbada su yok ama uçağa, saraya, sülaleye dolar akıtılıyor. Cumhurbaşkanlığında zaten 10 tane uçak varken 78 milyon dolara yeni uçak alacağınıza, neden Adana’daki öğrencilerin yurt sorunu halletmiyorsunuz? Üretim yerine tüketimi, fabrika yerine AVM’yi, kazanç yerine borçlanmayı öne çıkanlar ülkeyi uçurumun eşiğine getirdi. AVM açarken dövizlerinizi satın diyerek ekonomiye sahip çıkılmaz. Ekonomiye ve insanlarımıza döviz kazanan fabrikalar açarak sahip çıkabilirsiniz.

3 Aralıkta Dünya Engelliler Gününde ilimizdeki Engelli Dernekleri tarafından yapılan etkinliklere, kısa film konulu gösteriye katılma fırsatımız oldu. Çok da gururlandığımı, toplumda yaşayan tüm bireylerin engellilere karşı duyarlı ve anlayışlı olması gerektiğini bir kez daha ifade etmek istiyorum. Bu konuda Belediyemiz bünyesinde yapılan çalışmaların istenen düzeyde olmadığını da belirtmek istiyorum. Bu konuda; CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer’in de aralarında olduğu CHP milletvekilleri Meclis’te engellilerin elektrik ve doğalgaz faturalarının bir bölümünün devlet tarafından karşılanması için önerge verdiler. “Engelli yurttaşların elektrik ve doğal gaz faturalarında indirim yapılması” istenen önerge, Maliye Bakanı Naci Ağbal ve AKP milletvekilleri tarafından reddedildi.

Engelliler Hakkında Kanunun Geçici 2. ve 3. maddelerinde “kamu kurum ve kuruluşlarına ait mevcut resmî yapılar, mevcut tüm yol, kaldırım, yaya geçidi, açık ve yeşil alanlar, spor alanları ve benzeri sosyal ve kültürel alt yapı alanları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmış ve umuma açık hizmet veren her türlü yapılar ile büyükşehir belediyeleri ve belediyeler, şehir içinde kendilerince sunulan ya da denetimlerinde olan toplu taşıma hizmetlerinin engellilerin erişilebilirliğine uygun olması için gereken tedbirleri alır” denilmektedir.

AKP hükümetlerinin bu maddenin hükmü gereğince engelli yurttaşlarımızın hayatını kolaylaştıracak bu çalışmaları 2012 yılına kadar gerçekleştirmesi gerekiyordu. Bunu sağlamak yerine hükümet bu maddelerin hükmettiği süreleri iki yıl iki yıl uzatarak 7.7.2018 tarihine kadar ötelemiştir. Engellilere hizmet sözde değil özde olmalıdır.

Öğrencilerin uluslararası ölçekte Fen, Matematik ve Okuma becerilerini ölçen en önemli göstergelerden biri olan PİSA’nın 2015 sınavında Türkiye 12 yıl önce aldığı puanların da altına düştü. Sıralamada Türkiye, 70 ülke arasında Fende 52. Matematikte 49. Okumada 50. Fen, Matematik ve Okumanın en az birinde ileri düzeyde performans gösteren öğrenci oranı OECD ülkelerinde yüzde 15,3 iken Türkiye’de bu oran sadece 1.6. Fende üst düzey hiç öğrenci yok. Yani eğitim sistemimiz bilim adamı, “dahi insan” yetiştiremiyor. Eğitim sistemimizi yönetenlerin tek hedefi daha çok İmam Hatip Lisesini nasıl açarım? olursa, Cumhurbaşkanının oğlu Afyonkarahisara sadece İmam Hatip Orta Okullarının koordinasyonu için gelirse, imam hatip okulu olmayan okullarda dahi, öğrencileri zorunlu seçmeli derslere nasıl zorlarız, çocukların spor müsabakalarında bile kıyafetlerini nasıl kafamıza göre değiştiririz dışında bir şey düşünmezsek sonuç bu olur.

Geçtiğimiz ay gündeme getirdiğimiz ilimizin köklü okulu Şemsettin Karahisari Ortaokulu ile ilgili müfettiş soruşturması gayri ciddi bir şekilde sonlandırıldı. Müfettiş raporunda din derslerinde kız ve erkek öğrencilerin ayrı sınıflarda okutulması ile ilgili en ufak bir soruşturma emaresi yok. Adı geçen okulun dün Mareşal Fevzi Çakmak Okuluyla yaptığı maça nizami formayla çıkmaması üzerine, bu durum ifade edildiğinde, okul müdür tarafından ”Sizde mi FETÖ’cüsünüz” diyerek karşılaşmanın hakem ve gözlemcisinin tehdit edilmesi, okullarımızı kimlerin yönettiğini ortaya koyuyor. Dün açık havada futbol oynayan çocuklar, içerideki salonda Basketbol oynayan çocuklar talimnamede yazdığı gibi şort ve tişörtle oynarken, bu okulun öğrencileri farklı ve değişik formalarla, (sözde dini kurallara uygun?) müsabakayı tamamladı. Bu okulda öğrencilerin müsabakalarda giydiği formaları belirleyen beden eğitimi öğretmenleri mi, okul müdürü müdür? Okul Sporları Yönetmeliğinin 22. Maddesi “Yarışmalarda giyilecek spor kıyafetleri ilgili spor federasyonunun talimatına aykırı olamaz” der. Dün salonda bu olayları bizzat gözleyen Okul Sporları İl Temsilcisi sayın Muhammet Doğan aynı zamanda Afyonspor Koordinatörüdür. Sayın Doğan Afyonspor müsabakalara böyle çıkabilir mi?

Sayın valimizden özür dileyerek, üzülerek ifade etmek istiyorum ki önceden böyle bir sorunu İl Milli Eğitim Müdürüne götürmemiz ve çözüm beklememiz gerekir diye düşünürdüm. Ancak görüyoruz ki sayın müdürümüzde bizim gibi seyrediyor. Şimdi gelinen noktada artık bu işin AKP İl Başkanlığı tarafından değerlendirilmesi gerektiğini düşünmeye başladım. Sayın Yurdunuseven siz avukat olarak mahkeme huzuruna cübbesiz çıkıyor musunuz? Doktorların önlüksüz çalışmasını doğru buluyor musunuz? Yoksa herkes kuralları ve yönetmelikleri bir tarafa bırakarak kendince doğru bildiğini mi yapmalı? Siz bu olaya müdahale edecek misiniz? Yoksa siz de el altından bu tür aykırı davranışları destekliyor musunuz?
İlimizin en büyük sorunlarından birisi hala trafik sorunu olmaya devam ediyor ve ne yazık ki bu konuda herhangi bir çaba görmüyoruz. Yolculara durakta inin diyorsunuz ancak durağın içinde değil de yolun ortasında duran şoföre herhangi bir cezai işlem yapmıyorsunuz. Bu ilde trafik akışının düzenlenmesi açısından kontrol yapıldığını gören var mı?

Stadyum Kavşağında başlanan, yağmur suyu boşaltma kanallarının yapımı uzadıkça trafik sıkışıklığı da, vatandaşlarımızın haklı şikayetleri de artıyor. İlimizin en önemli arteri aylardır kapalı. Vatandaşlarımız Karayolları tarafından yapılan Özdilek Kavşağındaki devasa projenin çok hızlı bir şekilde bitirildiğini görürken, stadyum kavşağında aylardır en ufak bir ilerleme olmamasını eleştiriyorlar.

İlimizin en önemli sorunlarından birisi olan Kış aylarındaki Hava Kirliliği devam ediyor. Kasım ayının tamamında partikül madde düzeyi, belirlenen standartların çok üzerinde seyretti. En kötü durumun 5 kademe olduğu skalada zaman zaman 4. kademeye kadar çıktı. Bakanlığın resmi sitesinde bu durum “hava kalitesi yaşlılar, çocuklar ve solunum rahatsızlığını etkileyecek seviyededir.” Diyor. Ben yıllardan beri bu konuda dikkat çekiyorum, Valiliğimiz ve Afyon Belediyemiz de her yıl tedbirlerini açıklıyor, ancak sorun yıllardan beri değişmiyor. Halkımızın sağlığı bozulmaya devam ediyor."
Kaynak: chp.org.tr
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER