Demirtaş'tan Erdoğan'a aynı sertlikte yanıt

Başbakan Erdoğan'ın “"Silahlı efendileriniz ipinizi gevşetmediği sürece tuvalete bile gidemezsiniz" dediği BDP'nin Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, aynı sertlikte cevap verdi.

Demirtaş'tan Erdoğan'a aynı sertlikte yanıt
İLİŞKİLİ HABERLER

Grup toplantısında konuşan Başbakan Erdoğan, sınırda ölen 35 kişi için etnik köken ayrımı yapanların iblisin yolunda yürüyenler olduğunu söyledi. Erdoğan, “Silahlı efendileriniz ipinizi gevşetmediği sürece tuvalete bile gidemezsiniz” dedi. Demirtaş'tan yanıt hemen geldi: "Haddine değil BDP'den hesap sormak. Çıkıp bu çocukları katlettiğin için özür dileyeceksin. Sen bizden hesap soramazsın. Sen bu katliamın baş sorumlususun. Önce bunun hesabını vereceksin."

BDP Genel Başkanı Selattin Demirtaş, partisinin grup toplantısında Başbakan Erdoğan'ın partisine yönelik sert sözlerine karşılık ''Utanç verici bir konuşmaydı'' dedi.

Demirtaş Erdoğan'a şu sözlerle seslendi: "Haddine değil BDP'den hesap sormak. Çıkıp bu çocukları katlettiğin için özür dileyeceksin. Sen bizden hesap soramazsın. Sen bu katliamın baş sorumlususun." Demirtaş, 50 bin defa lanet olsun oyunuza da çıkarlarınıza da siyasetinize de'' diye konuştu.

BDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’ın konuşmasından dikkat çeken bölümler şöyle:

-Orada sınır yok, mayın yok, teller yok. Bu köydekilerle karşı köydekiler akraba. Son bir aydır her gün gidiyorlar. Son bir aydır karakol izin vermiş durumda. 50 ve 100'er kişilik gruplar ger gün katırlarla gidiyorlar. 28 Aralık'ta öğlen saatinde devletin karakolunun önünden gidiyorlar. Kaç kişinin gittiğini karakol biliyor. İki yol var, ikisi de karakolun önünden geçiyor. Bunların hepsi tanık anlatımıdır. Alışverişini yapıyorlar, geri geliyorlar. Öğlen geçtikleri iki yol da akşam saatlerine doğru köyün girişinde askerler tarafından kapatılıyor. İlk köylü grubu köye girmek üzereyken onlara kılavuzluk yapan bir kişi ''Askerler köyü kapatmışlar, bekleyin'' diyorlar. Askerler mallarına el koyarlar diye bekliyorlar. İlk 7 kişilik gruptan sonra 20 kişilik grup daha geliyor. İlk gruba 200 metre mesafede bekliyorlar. Sonra üçüncü grup geliyor. 18.30 ile 21.30 arasında Heron'dan görüntü aldık diyor Genelkurmay. Bu defa daha uzun bekliyorlar. Askerler orayı terk etmiyor çünkü. Daha sonra askerler hiçbir işlem yapmadan ayrılıyor. Bu arada çocuklar da 3 saat boyunca köye 2 km mesafede bekliyor. Bu arada çocuklar aileleri ile görüşüp ''Köyü askerler tutmuş, bekliyoruz'' diye haber veriyorlar.

‘ORADA KİMİN OLDUĞUNU İSİM İSİM BİLİYORLAR’

-Ve savaş uçakları Ankara'nın verdiği talimatla 19'u çocuk 35 kişiyi vuruyor. Gece saat 21.30. Köylüler çocuklarının vurulduğunu anlıyor. Yarım saat sonra olay yerine gidiyorlar. O sırada 112'yi arayıp ambulans istiyorlar. Olaydan 45 dakika sonra ambulans gidiyor. Yaralıyı ambulans alıyor, kurtarıyor. Saat 22.00 sıralarında devlet orada kimler olduğunu biliyordu.

-Aradan 24 saat geçtikten sonra 'Onların kim olduğunu araştırıyoruz' demeleri yalandır. Orada sivil olmadığını bilmeme ihtimalleri sıfırdır. Orada kim olduğunu isim isim biliyorlar.

-Olay duyulduktan sonra bugüne kadar yaşanan acı deneyimler maalesef ki bize göstermiştir ki devlet yaptığı hiçbir katliamı üstlenmiyor. Üstünü örtmeye çalışıyor.

-Başbakanlık bütün medya merkezlerini arayıp 'Bu haberi girmeyeceksiniz' deniyor.

-BDP bu nedenle olayı sahiplenmiştir, siyasi çıkar için yapılmış bir davranış değildir. Köyler zaten partimize oy vermiş köylerdir. Neyin siyasetini yapacağız

‘BAŞBAKAN'IN AÇIKLAMALARI ACI OLMUŞTUR’

-AKP ve devletin tavrı katliam kadar acı olmuştur.

Bugün Başbakan'ın açıklamaları katliam kadar acı olmuştur.

-Bilmeyen de katliamın sorumlusu BDP'dir, Başbakan da BDP'den hesap soruyor sanacak.

‘ÖZÜR DİLEYECEKSİN’

-Göstermelik şahlanmayla bize hesap soruyor. Biz senin meşruiyetini tanımıyoruz. Kanlı ellerinin hesabını vereceksin. Haddine değil BDP'den hesap sormak. Çıkıp bu çocukları katlettiğin için özür dileyeceksin. Sen bizden hesap soramazsın. Sen bu katliamın baş sorumlususun. Önce bunun hesabını vereceksin.

-Öyle BDP'ye bağırarak bu işi kapatamazsın. Bu sayfa BDP'ye bağırarak kapanmaz. Asla aklından çıkarma. Zerre-i miskal tereddüt etmeyiz.

-Sen öldürmeyi de çarpıtmayı da yalan söylemeyi de iyi biliyorsun. BDP istismar ediyormuş. BDP hangi ölümden sonra açıklama yapmadı bugüne kadar.

-Sen 35 kişinin katledildiği bir yerde BDP'ye saldırıyorsun. Sanki savaş uçaklarını kaldıran BDP'dir. Sanki bu savaş politikalarını yürüten biziz.

‘BU ÜLKE İKİYE BÖLÜNDÜ’

-Senin lütfun değil bizim burada olmamız.

-'Bu ülkeyi böldünüz' diyorum. Burada bir acı var, öbür tarafta eğlence var. Kimse bu acıyı görmüyor. 'Bu ülkeyi böyle böldünüz' diyorum. Kendisi çıkıp 'bunlar ülkeyi böldü' diyor. Lafı anlamıyor ama ne yapalım Başbakan yapmışlar. Zorla da olsa anlatacağız.

-Bu ülke duyguda bölündü. Çıkıp kürsüden bize oy veren milyonlara hakaret yağdırdınız. Duygu düzeyinde şu anda 2 ülke var. Kimse kimseyi kandırmasın.

-Kayseri'nin bir köyünde 35 Kayserili savaş uçaklarınca öldürülseydi tepkiniz bu mu olurdu?

-İlk saatlerden itibaren sahip çıksaydınız sizin arkanızdan gelirdik.

-Herkes elini vicdanına koysun bir kez daha düşünsün.

-Bugünler iyi günler değil ama iyi günleri yakalama şansınıza sahibiz hala.

-Vicdanı olanlar anlar ancak. Bütün anaların canı yanıyor.

-Bu savaş bu nedenle bitmelidir.

‘TAZMİNAT DEĞİL ONURLU BARIŞ’

-Uludere'deki armağan edeceğimiz şey tazminat değil onurlu bir barıştır.

-'Sonuna kadar devam edecek. Nerede saklanmışlarsa vuracağız' diyor. Vuracağınız kimin çocukları?

İkiyüzlü ve riyakarsınız. Hakkınızı teslim etmek lazım. Bu konuda da başarılısınız.

-Bu taraftan yüzünüze bakanlar insan olduğunuzu söyler. Ama diğer yüzünüzü gören kirli yüzünüzü görür.

-Bazı Kürt kökenli kardeşlerin çıkarları yüzünden yanında durabilirler. Ama Kürt halkı senin yanında değil. O yüzden çıldırmış durumdasın. Daha çok çıldıracaksın.

-Cemaatin izni olmadan nefes alamayanlar bugün çıkmış bize hakaret etmeye çalışıyor. Bak Pensilvanya bir şey demeden açıklama bile yapamadınız. Bu konuları önce Amerika ve İsrail ile görüştünüz.

‘SONUCU BEKLEMEDEN KARARI AÇIKLADIN’

-Sen bu halk için İsrailsin. Filistin halkı o katliamlara nasıl direniyorsa biz de direneceğiz.

-Bu katliam iş kazası olarak geçiştirilemez.

-Başbakan Yardımcısın çıkmış hükmü açıklıyor. 'Ortada kasıt yok, tazminatlarınızı öderim'' diyor.

-Bu işten sorumlu kimse olmayacak mı? Açılacaksa neden davanın sonunu beklemiyorsunuz? Soruşturmayı beklemeden kararı açıkladınız.

-BDP üç kişinin bir araya gelip kurduğu dernek değil. Laf etmek senin zekanı da aşar siyasetini de aşar.

'33 KURŞUN OLAYINA BENZEMİYOR'

-33 kurşun olayına benzemiyor. Doğru benzemiyor. Orada generali yargıladılar, cezasını da verdiler göstermelik de olsa.

-Sizin kadar yüzsüz değildiler. En azından bir generali hapse attılar

-Irkçılık ve faşizm böyle başlar. Kimseye de yararı yoktur.

-Ölenler Kürtmüş niye söylüyormuşuz. Arap olsaydı Arap derdik. Ölenler Kürt ki Kürt diyoruz, ne diyelim?

-Ölenlerin cenazelerinin üzerine aileler neden AKP bayrağı atmamış. Herhalde söylemeye çalıştığı şey bu.

-Gerekeni yapmadığın sürece katliamın ağır lekesi alnında durmaya devam edecek.

'BİZ MAZLUMUZ, DİRENECEĞİZ'

-F-16 kazan bombası ile parçalanmaktan başka yol var mı? Geliyorsa dene. Zalim sensin. Tercih senin. İstediğin yöntemi seç. Biz mazlumuz. Sonuna kadar direneceğiz. Bizim yöntemimiz budur.

-Bu olayı her yere taşıyacağız. Çünkü üzerini, örtmeye çalışıyor. Biz de sonuna kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.

-Uludere olayının örtülmemesi kardeşliği güçlendirir.

-Üstünü örtmeye çalışırsanız orada bölünme olur.

-Yoksa derdimiz devletle değil. Katliamcı zihniyet mahkûm olmalı. Dert budur. AKP umurumuzda değil.

‘İNSAN OLMAKTAN UTANDIM’

-Başbakan komutanlara teşekkür ediyor, AK Parti Grubu ayakta alkışlıyor. İnsan olmaktan utandım Başbakan'ın konuşmasını dinlediğimde. Bir insan bu kadar çıldıramaz. Tez elden vicdanı, haysiyeti, onuru önde tutan herkes tez elden harekete geçmelidir. Durum kötüye gidiyor. Başbakan'ın konuşması o yönde.

-AK Parti'ye oy verenler akan kanın durması yanlıdır. Tez elden harekete geçin.

-Ben AK Parti ya da Başbakan'a karşı bir şey yapalım demiyorum.

-Başbakan her ölümden sonra sorumluluğu bize yüklüyor. Bu durun Kürt toplumunda büyük bir öfkeye yol açmış durumda.

-Daha kötü olmaması için hep birlikte toplum el ele vermeli.

-BDP Başbakan'ın tehditlerine pabuç bırakacak bir parti değildir.

Erdoğan ne demişti?

Grup toplantısında konuşan Başbakan Erdoğan, sınırda ölen 35 kişi için etnik köken ayrımı yapanların iblisin yolunda yürüyenler olduğunu söyledi. Erdoğan, “Silahlı efendileriniz ipinizi gevşetmediği sürece tuvalete bile gidemezsiniz” dedi.

Erdoğan, Irak sınırında meydana gelen olayla ilgili, "Terör ortamında maalesef istenmeyen kayıplar olabiliyor. Bundan dolayı terör örgütüne ’yeter artık’ deyip sorumluluk yükleyebildiniz mi? Terörü bir yöntem olarak seçenlere karşı en ufak bir eleştiri getirebildiniz mi? Eline silah alıp öldürmeyi bir yöntem olarak seçen teröriste tek bir laf edemeyip, ülkesi ve milletini korumak için mücadele eden güvenlik güçlerini suçlamak, nasıl bir hezeyandır" dedi.

Erdoğan, "Bu millet, bu ülke habis bir ur karşısında teslim olmayacak kadar asildir, güçlüdür, sağlamdır. En önemlisi de bir ananın çocukları gibi, bir elin parmakları gibi birbirinin kardeşidir. Bunu böyle bilin. Sizin nifak tohumlarınız bu topraklarda asla kök salamaz" dedi.

NTV

Haber Kaynağı : Haber7.com

Güncelleme Tarihi: 03 Ocak 2012, 13:33
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER