Fransa özür dilesin ve tazminat ödesin

Ankara Gaziantepliler Derneği, Fransa'nın 1921 yılında Antep ve yöresinde ''soykırım yaptığı ve insanlık suçu işlediği'' gerekçesiyle TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonuna başvurdu.

Fransa özür dilesin ve tazminat ödesin

Ankara Gaziantepliler Derneği, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonuna başvurarak, 1921'de Antep ve yöresinde meydana gelen olayların incelenmesi, tarihi belgelerin gün yüzüne çıkartılması ve konunun uluslararası kamuoyunun gündemine taşınmasını talep etti.

Ankara Gaziantepliler Derneği Yönetim Kurulu adına TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanlığına verilen başvuru dilekçesinde, Fransızların 1921 yılında Antep ve yöresinde ''soykırım yaptığı ve insanlık suçu işlediği'' ifade edildi.

Kurtuluş savaşının devam ettiği, Türk ordusunun Batı cephesine yığıldığı günlerde Antep ve yöresine gelen Fransız ordusunun karşısında Türk ordusunu değil, silahsız, savunmasız sivil Türk halkını bulduğu ifade edilen başvuruda, ''20 bin kişilik modern Fransız ordusu halkın üzerine ölüm yağdırmıştır. Antep halkı kendi evinde, yurdunda gaddarca saldırıya, tecavüze uğramış, silahsız, savunmasız kadınlar, çocuklar, yaşlılar can vermiştir'' denildi. Başvuru dilekçesinde şunlar kaydedildi:

''Fransızların zulmü tam on bir ay sürmüş, katledilen Anteplinin sayısı 10 binleri bulmuştur. İsimleri tespit edilen 6 bin 317 kişinin kemikleri 1934 yılında Gaziantep'te yaptırılan şehitliğe defnedilmiştir. Çevre ilçelerde, çevre köylerde, dağlarda, tarlalarda katledilenlerle ilgili tespit çalışmaları yapılmadığından, katledilen Türklerin sayısının 10 bini geçtiği tahmin edilmektedir. Güçlü, modern bir ordunun silahsız sivil halkı hedef alıp saldırması, binlerce kişiyi katletmesi açıkça bir soykırımdır, insanlık suçudur.

1921 yılında Fransız ordusu Gaziantep'in çevresini adeta çelik çembere almış, telgraf, telefon hatları kesilmiş, ne içeri girmeye ne de dışarı çıkmaya izin vermiştir. Şehirde müthiş bir açlık başlamıştır. Halk böylesine bir yılgınlık içinde iken Fransızlar şehrin üstüne daha çok top mermisi, bomba yağdırmışlardır. Gaziantep mahallelerinde, oğlunun, kızının, anasının, dedesinin öteki bir yakınının parçalanmış cesedine, ölülerine sarılmış insanlar cephede değil kendi evlerinde can vermişlerdir. Ayrıca sıtma, tifo gibi çeşitli hastalıklardan halk kırılmıştır. 'Kilikya'da Ermenistan Devleti kurduracağız' diyerek Antep'te yaşayan yerli Ermenileri de kışkırtan ve silahlarla donatıp bin beş yüz kişilik Ermeni Alayları oluşturan Fransızlar, Ermenilerle beraber köylerde kadınlara tecavüz etmiş, yaşlı çocuk demeden halkı katletmişlerdir.

Tarihimizde Gaziantep savunması olarak geçen Antep yöresinde yaşanan olaylarla ilgili yayınlanan kitaplarda Gaziantep savunmasının kahramanlıklarından, verilen mücadelenin sıkıntılarından bahsedilmiş, fakat yaşanan bu insanlık dramının katliam boyutlarından, Antep halkının Fransızlar tarafından soykırıma uğratıldığı bunun soykırım olduğu ve bir insanlık suçu olduğu üzerine vurgu yapılmamıştır.

Gaziantep'teki şehit sayısı Sakarya savaşı ve Büyük Taarruzda verilen şehit sayısından fazladır. Bu şehitler cephede değil evlerinde şehit olmuş silahsız, savunmasız kadın, çocuk ve yaşlılardan oluşmaktadır. Öte yandan kent nüfusunun üçte ikisi de sakat, kötürüm bırakılmıştır. Savaştan sonra bu kent koltuk değnekliler kenti olmuştur. Kentin sokaklar, gözlerini, kollarını, bacaklarını, ayaklarını, kulaklarını yitiren gazilerle dolup taşmıştır. Yaşadıkları travmayı hayatları boyunca acıyla anımsamışlar ve hep anlatmışlardır. Bugün Gaziantep'in her yanı yaşanan bu katliamın acı hatıralarını anlatan müzelerle, anıtlarla doludur. Gaziantep'in Merkez ilçesi Şehitkamil ilçesi ismini, Fransızlar tarafından katledilen 11 yaşındaki çocuktan almıştır. Yaşları 8 ile 11 arasında olan 14 çocuğun Fransız askerleri tarafından önce kurşuna dizilerek, sonrada süngülenerek katledilmesini anlatan anıtlar, Gazianteplilerin yaşadıkları acıların ve hatıralarındaki travmaların sonucudur.''

''Türkiye'nin menfaatine olacaktır''

Gaziantep'te Fransa'nın işlediği insanlık suçlarının dünya kamuoyu tarafından yeterince bilinmediği belirtilerek, kendi yurdunda, evinde katledilen savunmasız, suçsuz sivil halkın yaşadığı olayların araştırılıp, incelenmesi, dünya kamuoyuna duyurulmasının Türkiye'nin menfaatine olacağı kaydedildi.

90 yıl önce yaşanan bu insanlık dramının faili olan Fransa'nın, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nden özür dilemesi, gerekli maddi ve manevi tazminatı ödemesi gerektiği ifade edilerek, ''Binlerce savunmasız sivilin katledilmesi bir insanlık suçudur. Fransa'nın işlediği bu suç uluslar arası hukukta insan hakları ihlali ve soykırım tarifi içindedir. Bu anlamda TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'nun, 1921'de yaşanan bu insanlık dramını incelemesini, tarihi belgeleri gün yüzüne çıkarmasını, meseleyi uluslararası kamuoyunun gündemine getirmesini talep ediyoruz'' denildi.

AA

Haber Kaynağı : Haber7.com

Güncelleme Tarihi: 26 Aralık 2011, 12:00
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER