"Kardelenleriniz kopartılıyor"

TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda, zorunlu eğitimi, 'kademeli olarak' 12 yıla çıkaran ve kesintisiz eğitim uygulamasına son veren kanun teklifi alt komisyona sevk edildi. CHP İzmir Milletvekili Aytun Çıray, teklife karşı, Kardelenler isimli şarkıyı seslendiren Sezen Aksu'ya çağrı yaptı.

Ankara- Meclis Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu'nda zorunlu eğitimin kademelendirilerek 12 yıla çıkartılması amacıyla bazı kanunlarda değişiklik öngören teklifin görüşmeleri sürüyor. Komisyon toplantısında söz alan CHP İzmir Milletvekili Rıza Türmen, çıraklık eğitimini 11 yaşa indirmenin uluslararası çalışma örgütü kriterlerinin ihlali anlamına geldiğini söyledi. Kız çocuklarının okullaşmasıyla ilgili sorunlara dikkat çeken Türmen, çocuk gelinler sorununun artacağını, teklifin sosyal yaraları deşip, ateşleyeceğini ileri sürdü. Türmen, siyasi hırsların, ideolojilerin ötesine geçip çocukları seviyorsak böyle yapılmaması gerektiğini söyledi.

Bir partinin 5 grup başkanvekilinin kimseye danışmadan, görüşmeden akıllarına esip böyle bir teklif getirdiğini ileri süren CHP Bursa Milletvekili Sena Kaleli, farklı yaş grupları arasında sorun yaşandığıyla ilgili gerekçeleri, "Aile içinde de çocukları cinsiyet v eyaşa göre ayıracak mıyız?" Gelecekte de eğitimde böyle ayrımlar mı yapılacak" diye eleştirdi. Kaleli, klan hukuku mantığında bir düzenleme olduğunu söyledi.

"Kardelenleriniz kopartılmaya çalışılıyor"

CHP İzmir Milletvekili Aytun Çıray, teklifin gerekçesi açıklanırken çağdaş ülkelerden referanslar verildiğine dikkat çekerek Almanya Cumhurbaşkanının isminin tartışmalı hale gelmesi gerekçesiyle istifa etmesini hatırlattı. Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in de haklı-haksız bir kitabı nedeniyle tartışma konusu olduğunu hatırlatan Çıray, güven sorununun Bakan ile başladığını söyledi. Dindar gençlik tartışmalarını haneye tecavüz olarak gördüğünü, bunu söylemenin kimsenin haddi ve hakkı olmadığını ifade eden Çıray, bu konunun tamamen aile ile ilgili olduğunu söyledi.

Hükümetin siyasi dizayndan sonra toplumu dizayn etmeye başladığını ileri süren Çıray, 4+4+4 teklifinin toplumu kendine göre formatlama isteği olduğunu ileri sürdü. Kardelenlerin bahara erişilmeden kopartılmak istendiğini, kadınların 200 yıllık kazanımlarının tehdit altına girdiğini söyleyen Çıray şöyle devam etti:
"Bir parti kızların geleceğini boğmaya çalışıyor. İzmirli Milletvekili olarak bir İzmirli'ye Kardelen şarkısını Türkiye'ye kazandıran Sezen Aksu'ya seslenmek istiyorum. Kardelenleriniz kopartılıyor, Baba Beni Okula Gönder çığlığı kesiliyor. Sayın Sezen Aksu şimdi tam şarkı söyleme zamanı."


"Mini mini birler eşşek sekizler"

CHP Sinop Milletvekili Engin Altay, getirilen teklifinin özünün imam hatiplerin orta kısmının açılması olduğunu savundu. İstifa eden Alman Cumhurbaşkanının tavrını hatırlatan Altay, Uludere sonrası neden Milli Savunma Bakanının istifa etmediğini sordu, "Devlet adam vurmuş kardeşim" dedi.

Bakan Dinçer'in milletvekillerine sunduğu evdeki eğitimle ilgili dünya örnekleri bilgi notunda wikipedia'nın kaynak gösterilmesini eleştiren Altay, aynı kaynağa dayanarak Başbakan Tayyip Erdoğan'la ilgili iddialar ortaya atıldığında bunun eleştirildiğini hatırlatarak, "Bu bilgilere itibar edersek Başbakan Erdoğan'ın da dünyanın en zengin 8'inci kişisi olduğunu kabul etmek gerek" dedi.

"Çıraklıkta törpü, kalfalıkta buçak, ustalıkta satır"

Teklifin gerekçeleri arasında gösterilen 18. Milli Eğitim Şurası kararlarını dönemin bakanının dahi savunamadığını, o kararların örtbas edilmeye çalışıldığını ileri süren Altay, eğitimin kademelendirileceği değerlendirmesini de gerçeği yansıtmadığını söyledi. 8 yıllık eğitimin zaten kademeli olduğunu ifade eden Altay, "Mini mini birler, eşşek 8'ler arasında" birlikte yapılmayacak işlerin de yönetmelik ve yönergelerle zaten belirlendiğini söyledi. Kanunu rövanş kanunu olarak nitelendiren Altay, eski Başbakanlardan Necmettin Erbakan'ın annesinin Sinoplu olduğunu, Sinop Üniversitesine Erbakan'ın ismi verilmek istenirse buna destek vereceğini söyledi. Altay bu kanunla imam hatiplerin orta kısmını açmak isteyenlerin hem imam, hem hatip hem de doktor, vali ve başbakan yetiştirmek istediğini ileri sürdü. Hükümetin çıraklık döneminde elindeki törpüyle Cumhuriyeti törpülediğini, kalfalık döneminde bıçak alıp doğradığını, ustalık döneminde ise eline satır aldığını söyleyen Altay bunun iyiye gidiş olmadığını ifade etti.

Altay'ın konuşmasından sonra bazı milletvekilleri Altay'ın eşek sözünün tutanaklardan çıkartılmasını istedi. Bu sözü öğretmenlik yaptığı dönemde öğrencilerine de söylediğini ifade eden Altay, milletvekillerine Montaigne'nin eşeklerle ilgili bir kitabını okumayı önerdi.

Bakan Dinçer'le Toprak tartıştı

CHP İstanbul Milletvekili Binnaz Toprak konuşurken Bakan Dinçer, "Kaliteden eğitim felsefesinden ne anladığınızı anlatın, bizde yararlanalım" dedi. Toprak, ilk 4 yıl sonrasında geniş kesimin örgün eğitim dışında kalabileceğini söyleyince Bakan Dinçer, "Onu nereden çıkartıyorsunuz. Siz bilim adamısınız. Bilim adamı olarak konuşurken dürüst konuşmalısınız" diye çıkıştı. Getirilen teklifin fırsat eşitliğine darbe vuracağını söyleyen Toprak, yaş grupları arasındaki fark nedeniyle sorun yaşandığı eleştirilerine de karşı çıktı. 11 yaşında yatılı okurken 18 yaşındakilerle birlikte eğitim gördüğünü anlatan Toprak, başına bir şey gelmediğini söyledi.

Dinçer Hükümet'i savundu

Meclis Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu'nda zorunlu eğitimin kademelendirilerek 12 yıla çıkartılmasını içeren teklifin görüşmelerine verilen arada gazetecilerin sorularını yanıtlayan Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, evde eğitimin hangi öğrencileri ve programları kapsayacağı yönündeki soruya, "Bakanlar Kurulu karar verecek, mesleki eğitim ve özürlülerin eğitimi ile ilgili olabilir" yanıtını verdi. Dinçer, düzenlemenin "kız öğrencileri okuldan uzaklaştıracağı" eleştirilerini ise bunun mümkün olmadığını belirterek şöyle değerlendirdi:

"Kesintisiz eğitim kanunu yürürlüğe girdikten sonra ilköğretimde okullaşma oranı yaklaşık yüzde 88, kız çocuklarının okullaşma oranı ise yüzde 85'lerde. Biz geldikten sonra 'haydi kızlar okula' demişiz, 'şartlı nakit transferi' uygulamışız, 'baba beni okula gönder' demişiz, herkesin tek tek evine gitmişiz, okullaşma oranını yüzde 98,5'e çıkarmışız. Arkasında da kızların okullaşma oranını 100 erkek öğrenciye karşı 85 civarındayken, 100 erkek öğrenciye karşı 100,4'e getirmişiz. 'Kız çocuğu evde otursun' diye düşünen iktidar, 10 yıllık süre içinde 'kız çocukları okullaşsın' diye onlarca proje geliştirip, şartlı nakit transferi uygulayıp, çocukları okula getirip, 100 erkek öğrencinin üzerindeki orana çıkarmaya niye uğraşsın."

Teklif Alt Komisyon'a gönderildi

Zorunlu eğitimin kademelendirilerek 12 yıla çıkartılmasını içeren AKP Grup Başkanvekillerinin ortak imzasıyla getirilen teklif görüşmelerin ardından daha ayrıntılı tartışılmak üzere alt komisyona gönderildi.

Teklife okul öncesi eklenecek mi?

Milli Eğitim Bakanı Dinçer, komisyon toplantısının ardından gazetecilerin "okul öncesi eğitim de zorunlu eğitime eklenebilir mi?" sorusuna "Olabilir. Zaten okul öncesi eğitim zorunluluk olsa da olmasa da stratejik olarak 2013'ün sonunda yüzde 100'e çıkartmayı hedefliyoruz. Dolayısıyla orada yapacakları değişiklik bizim de destekleyeceğimiz bir değişiklik. Zaten öyle bir hedefimiz var" yanıtı verdi.

İlköğretimden ortaöğretime geçişte yüzde 85'lere gelindiğini bunun çok iyi olduğunu belirten Bakan Dinçer, "Bizim çalıştığımız yapı geldiğimiz noktadan geriye gitmek değil tam aksine iyileştirecek bir durum ortaya çıkarmak" dedi.

Güncelleme Tarihi: 24 Şubat 2012, 09:59
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER