Komisyonda tansiyon dinmiyor

4+4+4 teklifinin görüşüldüğü Meclis Milli Eğitim Komisyonu'nda, AKP Manisa Milletvekili Muzaffer Yurttaş ile CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar arasında "sen hastasın", "hasta ruhlu" tartışması çıktı. Yerlerinden tartışan iki vekil ayağa kalkınca tansiyon yükseldi. Kavganın büyümesini araya giren vekiller önledi.

Komisyonda tansiyon dinmiyor

Ankara- Milli Eğitim, Gençlik Kültür ve Spor Komisyonu toplantısı yumruklaşma nedeniyle verilen 2 saat aranın ardından yeniden toplandı. Komisyona 100'ün üzerine milletvekili katıldı.

Yoğun katılım nedeniyle çok sayıda milletvekili ayakta kaldı. Komisyon Başkanı Nabi Avcı toplantıyı açtıktan sonra yoğun katılıma dikkat çekerek danışmanlar ve korumaların salonun dışına çıkmasını istedi. CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, önerge üzerinde görüşmelerin devam etmesini içeren önergelerinin okutularak ortamın biraz rahatlatılmasını istedi. CHP'nin önergesi okutularak kabul edildi ve görüşmelere devam edildi. Söz alan CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter, komisyon başkanı Avcı'ya söz alan CHP'li milletvekillerinin konuşması kararına uyulduğu için teşekkür etti. Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in CHP'nin öneri getirmediği yönündeki açıklamasını büyük şaşkınlık ve hayretle karşıladığını söyleyen Serter, toplantılar başladığından bu yana öneriler getirdiklerini, "Gelin masaya oturalım. Eğitim sistemi Türkiye'nin geleceği. Siyasi bakış açısından uzak tartışalım" diyerek el uzattıklarını neredeyse yalvardıklarını söyledi.

"Kağıt parçası demeti"

Bu yaklaşıma katı ve vurdumduymaz yaklaşıldığını ileri süren Serter, "CHP'nin iyi niyetini kimse sorgulayamaz bunu söyleyen yalan söylemektedir" dedi. Ellerini uzattıklarında çukura çeken bir anlayış sergilendiğini, yaşadığı aldatılmış duygusunun giderek keskinleşip ağırlaştığını söyleyen Serter, Bakanın önceden haberinin olmadığını söylediği bu teklifi sonrasında bu kadar savunmasına şaşırdığını belirterek, "Eğitimin özüyle ilgisi olmayan yasayı bakanın bu kadar sahiplenmesi nasıl bir siyasi proje olduğun ortaya çıkarıyor" dedi. Serter, "Çocuklarımızın geleceğini değil AKP siyasetinin geleceğini belirleyen bir projedir. Eğitimin temel dinamiklerini dinamitleyen bir kağıt parçası demetidir" dedi.

"Yaşanacak tacizlerden siz sorumlusunuz"

CHP Edirne Milletvekili Recep Gürkan teklifin gerekçelerinden birinin ilköğretimde farklı yaş gruplarının bir arada eğitim görmesinin yarattığı sıkıntılar olduğunu hatırlatarak ilk iki kademe ve ikinci üçüncü kademenin aynı okullarda olabileceği maddesini bu bakışla çeliştiğini söyledi. Gürkan bu durumda okullarda farklı yaş grupları arasında yaşanabilecek taciz, istismarın sorumlusunun bu düzenlemeyi yapanlar olacağını söyledi.

"Hasip Kaplan gibi milletvekili bulamazsınız"

Madde üzerindeki konuşmalar partilerin grup başkanvekillerinin değerlendirmeleri ile sürdü. İlk sözü BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan aldı. Toplumsal barışın, siyasal krizin, çatışmanın çözüm anahtarının eğitim sisteminde yattığını söyleyen Kaplan, günlerdir yapılan tartışmalarda anadilde eğitimin gündeme getirilmemiş olmasının kendilerini kaygılandırdığını söyledi.

Teklifin geri çekilmesi yerine askıya alınması önerisinde bulunan Kaplan, yeni Anayasa çalışmaları kapsamında eğitimin de ele alındığını, bu nedenle bu çalışmaların sonucunu görme noktasında 10 ay beklenmesi gerektiğini söyledi. Kaplan Meclis'te kurulan Üstün Zekalılarla ilgili araştırma komisyonunda bu teklifin de katılmasını, o komisyonda bir uzlaşma arayışında bulunulmasını istedi. İnatlaşmak, rövanşlaşmanın kazandırmayacağını, çocuklara kaybettireceğini söyleyen Kaplan, "Anadilde eğitimi reddederseniz Hasip Kaplan gibi milletvekili bulamayacaksınız. Bizden sonra gelecek kuşağı biz bile zapt edemiyoruz. Ortaklaşmak birlikte sorunlara çözümü bu kapsamda bulmak zorundayız. Anadilde eğitimi reddeden anlayışla yan yana gelmek çok zorlaşabilir. Anadilde eğitim kırmızı çizgidir ve kabul edilmelidir. Bu yeni Anayasa'nın anahtarıdır" dedi.

"Grup Başkanvekilleri olarak değerlendirelim"

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, çocukların 12 yıl sonrasını da düşünecek bir eğitim sistemi tartışması yapmak için sağlıklı bilgi ve veriye ihtiyaç olduğunu belirterek rasyonel olmayan değerlendirmelerin siyasi ve ideolojik tartışmayı derinleştirdiğini söyledi.

Pedagog, akademisyen, eğitim bilimcilerin görüşlerine başvurulması gerektiğini söyleyen Vural, Kore ve Çin gibi ülkelerin eğitim hamlesi ile öne geçtiğini söyledi. Teklifin eğitim komisyonu dışında siyaseten de grup başkanvekilleri bir araya gelerek değerlendirilmesi önerisinde bulunan Vural, "Temel itiraz noktalarımızı konuşalım, uzlaşırsak, beraber birlikte; uzlaşamazsak bu zemini çatışmaya çevirmeden kendi önerilerimizle karar verelim. En üst seviyede itiraz ve temel katkı noktalarımızı konuşalım, uzlaşırmıyız uzlaşmayız buna bakalım" dedi.

"Teklifi askıya alalım"

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, 2003 yılında yeni milletvekili iken Başbakan Tayyip Erdoğan'ı Yalova'ya gittiğinde elinde bir demet çiçekle karşılayarak bir köye kanalizasyon istediği mektubu verdiğini anlattı. İsteğinin hemen yerine getirildiğini, bunun çok hoşuna gittiğini ifade eden İnce, bugün ise başka bir manzara yaşandığını söyledi. "Rize'de Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi kurulması talebi o dönemde gündeme gelse Başbakan teklifi getirenleri fırçalardı" diyen İnce şöyle devam etti:
"O zamanki ruh halini anlatıyorum. Şimdi, büyük bir sevinçle karşılayacak yapı var. Sınırsız güç insanı bambaşka bir yapıya götürüyor. Erdoğan feribotu var, yolu var. Bir gün bu isimleri de silerler bence, doğru değil. 10 yıldır iktidar olan parti ben her şeyi yaparım diyor. Geri çekin demiyorum, askıya alalım, tartışalım. Direndik, pes ettik değil, aklı-selim galip geldi diyelim. Bu önemli konuyu çoğunlukları olmasına karşın, geçirebileceklerine rağmen, bunun uzlaşma ile olmasını istediler, teşekkür ediyoruz bu uzlaşma sağlandığı için diyelim. İçtüzük ve eğitim konusunda bu gerilimlerin yaşandığına dikkat çeken İnce, içtüzük milletvekillerinin sesini kısıyor, eğitim de geleceğimizi ilgilendiriyor. İçtüzükte anlaşmaya mecbursunuz, biz de iktidar olsak mecburuz. Eğitimde de anlaşmaya mecbursunuz."


"Daha esnek ve çok seçenekli eğitim"

Toplantıda son sözü AKP Grup Başkanvekili Mahir Ünal aldı. Siyasetçilerin yetenekleri, algıları ile siyasi risk alıp hamle yapabildiğini bunun takdirinin millete ait olduğunu söyledi. Çok uzun süreden bu yana bu konuda bir çalışma yaptıklarını anlatan Ünal, devletin bireye içerik dayatmasının söz konusu olmayacağını eğitim sisteminin esnek ve çok seçenekli olması gerektiğini söyledi. Ünal, "Aslolan ebeveynin talepleridir" dedi.

"Eğitim Komisyonu'nda yumruklaştılar" denildiğinde "Eğitim konusunda kavga edenlerin bize sundukları nasıl eğitimdir" denileceğini anlatan Ünal, konuşarak, uzlaşarak, kan dökmekten bahsetmeden saygı içinde çalışılması gerektiğini söyledi. Teklifin altında imzasının olduğunu, arkasında da durmak gibi bir hakkı olduğunu kaydeden Ünal, eleştiriler, yeni değerlendirmeler üzerine alt komisyonda bir çok değişiklik yaptıklarını söyledi.

"Müzakere edelim" önerilerine komisyonun zaten müzakere yeri olduğunu vurgulayarak yanıt veren Ünal, "Demokrasinin olgunluğu sorun çözebilme yeteneği ile doğru orantılıdır. Bu direnme ve haklı muhalefet etme kesinlikle kürsü işgal ile olamaz" dedi.

Ünal konuşurken CHP'li bir milletvekili "Felsefe güzel icraat ters" diye laf attı.

"Aile birliğimiz bozulacak"

Ünal'ın konuşmasından sonra söz alan CHP'li İnce, Ünal'a dönerek 'Eve gittiniz hanımefendi ne yaptınız' diye sordu. ''CHP'liler bizi öldürdü' komisyonda dediniz. Bunlar lafın gelişidir. Bu kan dökme de 'CHP'liler öldürdü' demek gibidir" dedi.

CHP Sinop Milletvekili Engin Altay, kan dökme sözünü kendisinin söylediğini hatırlatarak açıklama yapmak istedi. Komisyon Başkanı Avcı, "Sizin kamuoyundaki algınızı düşünerek söz vermiyorum" dedi.

Ünal'ın "risk alınmalı" sözlerine MHP'li Vural da "Millet devlet hayatında kumar oynanmaz. Riskler yönetilir" dedi.

Söz alan MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri de uzun ve tartışmalı komisyon toplantılarından duyduğu rahatsızlığı dile getirerek, "Aile birliğimiz bozulacak sizin yüzünüzden, psikolojimiz bozuluyor" dedi. Komisyon toplantısı maddeler üzerindeki görüşmelerle devam ediyor.

 

Tansiyon dinmiyor

Teklif üzerine söz alan CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, "Sayın Hakan Şükür'ün danışmanının yaptığı işin ben biraz hafife aldığımızı düşünüyorum. Derhal bu mesele Komisyon Başkanı tarafından kınanmalı. Sayın Hakan Şükür'ün doğrudan komisyona gelip özür dilemesi gerekir" dedi.

Bu sırada CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar ile AKP Manisa Milletvekili Muzaffer Yurttaş arasında tartışma çıktı. Aralarında birkaç sandalye bulunan iki vekilin yüksek sesle tartışması bir süre sonra büyüdü.

Akar, "Hasta bunlar ya" derken Yurttaş da, "Ben doktorum, eğer ben sana hasta dersem. Yeter artık ya" diyerek bağırdı.

Akar da, "Ne diyorsun sus" diyerek karşılık verdi. Karşılıklı iki vekil arasında, "Sen hastasın", "Hasta ruhlu" , "Rapor verelim" atışması yaşandı.

İki vekil ayağa kalktı ve birbirlerinin üzerine yürürken araya vekiller girdi ve kavganın büyümesini önledi.

CHP'li Atalay: Başbakan hastalığından sonra hırçınlaştı

CHP Sinop Milletvekili Engin Altay da, Başbakan'ın ilk ameliyatında ilk telgraf çeken 5. kişi olduğunu belirterek, "Allah uzun uzun ömür versin, hepimize versin. Bunda bir tereddüt yok ama Sayın Başbakan bu sağlık sorunlarından sonra ne oldu bilmiyorum, Sayın Başbakan'ı daha agresif daha hırçın görüyorum, sendromlarının saplantıya dönüştüğünü görüyorum, bunu doğru bulmuyorum" dedi.

Alt Komisyon Başkanından 'ay' önerisi

Yaşla ilgili eleştirilere yanıt veren Alt Komisyon Başkanı Fikri Işık, şu öneriyi yaptı:
"Şu anda alt komisyonda çıkan metinde yaş 6. Fakat algıda şöyle bir problem var. Bazıları 5 yaşı 60-72 ay olarak tanımlıyor, bazıları da 73-84 olarak tanımlıyor. Bu komisyon süreci olmazsa toplumdaki tereddütleri gidermek açısından kanuna ay olarak yazıp buradaki tereddütleri giderebiliriz. Metne koyabiliriz. Kafa karışıklığı olmaz."

Güncelleme Tarihi: 08 Mart 2012, 23:04
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER