Seyfi Oktay'a 26.5 yıl hapis istendi

Eski Bakan Seyfi Oktay'ın da bulunduğu 11 şüpheli hakkında hazırlanan 'Ergenekon davasını etkilemeye teşebbüs' iddianamesi kabul edildi. İddianamede çarpıcı iddialar var.

Seyfi Oktay'a 26.5 yıl hapis istendi
İLİŞKİLİ HABERLER

''Ergenekon davası ve soruşturmasını etkilemeye teşebbüs ettikleri'' öne sürülen 11 kişi hakkında hazırlanan ve mahkemece kabul edilen iddianamede, eski Adalet Bakanı Seyfi Oktay'ın ''Ergenekon silahlı terör örgütü yapılanmasının yargı teşkilatındaki örgütlenmesinden ve dava takiplerinden sorumlu örgüt üyesi olduğu'' kaydedildi.

Özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcısı Cihan Kansız tarafından hazırlanan iddianamede, elde edilen tüm bu deliller birlikte değerlendirildiğinde, şüpheli Mehmet Seyfi Oktay'ın, Ergenekon silahlı terör örgütü yapılanmasının yargı teşkilatındaki örgütlenmesinden ve dava takiplerinden sorumlu örgüt üyesi olduğu, adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs ve yargı görevini yapanı etkileme suçlarını işlediği belirtildi.

Oktay'ın ''silahlı örgüte üye olmak'', ''hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek'', ''yargı görevini yapanı etkilemeye teşebbüs etmek'' ve ''adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs etmek'' suçlarından 10 yıl 9 ay ila 26,5 yıl arasında hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, diğer sanıklar Tülay Bekar, Ali Hadi Emre, Mehmet Cengiz, Kudbedin Kaya, Canfer Balçık ve Hüseyin Yıldırım'ın da ''silahlı örgüte üye olmak'', ''yargı görevini yapanı etkilemeye teşebbüs etmek'' ve ''adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs etmek'' suçlarından 10 ila 22'şer yıl arasında hapis cezasına çarptırılmaları öngörülüyor.

Sefa Altıoğlu, Şehriban Nihan Atasagun, Ali Haberal, Erkan Bülent Haberal'ın, Ergenekon silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte, örgüt adına suç işledikleri belirtilen iddianamede, bu şüphelilerin de 10 ila 22'şer yıl arasında hapis cezasına çarptırılmaları istendi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı K.Ş'yi dava konusunda yönlendirme ve etkileme çalışmaları yürüttükleri belirtildi

''Ergenekon davası ve soruşturmasını etkilemeye teşebbüs ettikleri'' öne sürülen 11 kişi hakkında hazırlanan ve mahkemece kabul edilen iddianamede, şüphelilerden Mehmet Cengiz'in diğer şüpheliler Tülay Bekar ve Mehmet Seyfi Oktay ile birlikte sağladıkları koordinasyon ile sürekli ve sistemli bir şekilde dönemin İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı K.Ş'yi dava konusunda yönlendirme ve etkileme çalışmaları yürüttükleri belirtildi.

Özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcısı Cihan Kansız tarafından hazırlanan iddianamede, şüpheli avukat Mehmet Cengiz'in, İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı olduğu, ''Ergenekon'' davası kapsamında yargılanan bazı sanıkların avukatlığını da yaptığı belirtilerek, Cengiz'in, diğer şüpheliler Tülay Bekar ve Mehmet Seyfi Oktay ile birlikte Ergenekon silahlı terör örgütünün yargı yapılanması içinde aktif olarak görev aldığı, Tülay Bekar'ın K.Ş. ile irtibatını bilerek, sanık Doğu Perinçek'in emir ve talimatları doğrultusunda Bekar ile irtibata geçtiği kaydedildi.

Şüpheli Mehmet Cengiz'in, diğer şüpheliler Tülay Bekar ve Mehmet Seyfi Oktay ile birlikte sağladıkları koordinasyon ile sürekli ve sistemli bir şekilde dönemin İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı K.Ş'yi dava konusunda yönlendirme ve etkileme çalışmaları yürüttükleri belirtilen iddianamede, buna ilişkin bazı telefon görüşmelerinin içeriklerine örnek olarak yer verildi.

Cengiz'in, Mahkeme Başkanı K.Ş'ye sistematik olarak yapılan baskı ve tehditlerin sağladığı güvence ile Ergenekon silahlı terör örgütü davasından tutuklu bulunan İşçi Partili sanıkların tahliye edileceğini her fırsatta dile getirdiği belirtilen iddianamede, Cengiz'in 25 Ekim 2009 tarihinde yaptığı bir telefon görüşmesinde karşısındaki kişiye, ''(Heyet muhalefet ediyor, Başkan bizden yana muhalefet ediyor, yani olumlu anlamda bakalım ne olacak, fena değil yani durum), (evet Kasım'da herhalde ikisi çıkar öyle tahmin ediyorum, şeyle Nusret'le, Hikmet), (Başkan da buna eklenir mi eklenmez mi, eklenmezse ne kadar daha yatar onu bilemiyorum tabii ama yani ikisinin ucu göründü)'' dediği kaydediliyor.

Mehmet Cengiz'in hakim-savcı kararnamesiyle ilgili olarak da, diğer şüphelilerle birlikte organize bir şekilde hareket ettiği belirtilen iddianamede, Odatv'de ele geçirilen dijital verilerin içinde yer alan ''Hanefi.doc'' adlı belgede, ''Doğu, Hanefi'nin ağzından Ergenekon'un boş bir dava olarak anlatılması sağlanmalı diyor. Doğu'nun çalışmalarından faydalanılmalı. Hanefi'ye güvence verilmeli… Doğu, cemaatle ilgili M. Cengiz'de kullanılabilecek yeni belgelerin olduğu haberini gönderdi. Muhakkak görüşülmeli, bu belgelerde cemaat içi kavga başlatacak bilgiler olduğunu söylüyor. Kitaba eklenmeli. M. Cengiz'deki yeni bilgiler ve Hanefi'nin gönderdikleri üzerinden, emniyeti ele geçirmiş F tipi yapılanmayı kitapta işleyelim'' şeklinde örgütsel içerikli bir not bulunduğuna da yer veriliyor.

-''Her zaman emrinizdeyiz, 24 saat''

Şüpheli Kudbedin Kaya'nın, Mehmet Seyfi Oktay, Tülay Bekar, Ali Hadi Emre ve Hüseyin Yıldırım'ı tanıdığı, Oktay'a bağlı olarak örgütsel faaliyetlerini sürdürdüğünün belirlendiği anlatılan iddianamede, ''Kudbedin Kaya'nın Mehmet Seyfi Oktay ile yaptığı bir görüşmede; Mehmet Seyfi Oktay'a hitaben, ''Her zaman emrinizdeyiz 24 saat'' ifadelerine yer veriliyor.

Kaya'nın, Ali Hadi Emre, Tülay Bekar ve Mehmet Seyfi Oktay ile birlikte hareket ederek K.Ş'yi mahkeme başkanlığından çekilerek kamuoyu oluşturmak için açıklama yapmaya zorladıkları, bu kapsamda şüpheli Mehmet Seyfi Oktay'ın dönemin HSYK Başkan Vekili K.Ö'den iki kez randevu alarak K.Ş'nin görüşmesini sağladığı, bunların yanı sıra zaman zaman bir araya gelerek yemekli toplantılar düzenledikleri anlatılan iddianamede, Kaya'nın hakim ve savcı atamalarında etkin bir rol üstlendiği, Emre ve Oktay ile birlikte birçok hakim ve savcının tayininden terfisine, disiplin cezalarının kaldırılmasına kadar çalışmalar yaptıkları ve bu yönde HSYK üyeleriyle bir çok hakim ve savcıyı görüştürüp daha sonra da örgüt adına kullanmayı amaçladıkları anlatıldı.

İddianamede, şöyle denildi:

''Şüphelinin bu şekilde Bakırköy Adliyesinde hakim olan Y.Ö'nün Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına getirilmesi için, Kırklareli Ağır Ceza Hakimi H.A'nın yer değiştirme cezası almaması için, Giresun Savcısı N.N.A'nın aldığı görevden uzaklaştırılma cezasının iptali için, hakkında ihraç kararı verilen eski İstanbul 14. Ağır Ceza Hakimi A.K'nın görevine geri dönmesi için tavassutta bulunduğu ve bu faaliyetlerde Ali Hadi Emre ve Mehmet Seyfi Oktay ile birlikte hareket ettiği anlaşılmıştır.

Şüpheli Kudbedin Kaya tarafından, geçirdikleri bir soruşturma nedeniyle dönemin İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Z.B. ve İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı E.C. isimli hakimlerin Ankara ilinde dönemin HSYK Başkan Vekili K.Ö. ile görüştürülmesi amacıyla Mehmet Seyfi Oktay vasıtasıyla 30 Mayıs 2009 ve 14 Ekim 2009 tarihlerinde yemekli toplantılar organize edildiği, bu toplantıya mahkeme başkanlarının yanı sıra şüpheli Kudbedin Kaya'nın da katıldığı, hatta mahkeme başkanlarının Ankara iline Kudbedin Kaya'nın arabasıyla birlikte gittikleri tespit olunmuştur.

Şüpheli Kudbedin Kaya'nın uyuşturucu ticareti yapmak suçundan tutuklu bulunan bir şahsın tahliye edilmesi için dönemin İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı E.C'den talepte bulunduğu, E.C'nin olumsuz yanıt vermesi üzerine bu kez de kendisine bazı konularda tehdit ederek, bu kişinin tahliye edilmesi için baskı yaptığı anlaşılmıştır. Tehdit ve baskı olayının da Kudbedin Kaya tarafından Ankara'ya götürülüp dönemin HSYK Başkan Vekili K.Ö. ile görüştürülmesinden sonra yapıldığı göz önüne alındığında, şüphelilerin bu görüştürme ve soruşturması olanları kurtarmaya yönelik girişimlerinin örgüt menfaatleri doğrultusunda yapıldığı ve yeri geldiğinde de baskı olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır.''

MAHKEME BAŞKANINI ETKİLEMEK İÇİN KADIN AVUKAT DUYGUSAL YAKINLIK KURDU İDDİASI SAYFA 2'DE

Haber Kaynağı : Haber7.com

Güncelleme Tarihi: 04 Ocak 2012, 19:10
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER