“Sivaslıları dikkate almayanların sonunu seçimde gördük”

Sarıyer Sivaslılar Derneği Başkanı Ali Genç, 30 Mart yerel seçimini İstanbulses Genel Yayın Yönetmeni Tuncay Dağlı’ya değerlendirdi.

 “Sivaslıları dikkate almayanların sonunu seçimde gördük”

 Seçimde Sivaslıların seçmen potansiyelini ve adaylık konusundaki beklentilerini dikkate almayanların sonunun hüsran olduğunu söyleyen Genç, “Bizim Sarıyer’de belli bir oy potansiyelimiz var ve bu da 30 Mart seçiminde açıkça görüldü. Yaklaşık 50-60 bin kadar Sivaslı oyu var. Bunun bir de etki alanı mevcut. Bu etki alanı aslında bu seçimde Sarıyer’de bir tsunami yarattı. Bu tsunami de Sedat Özsoy’u yok etti. Bundan sonra bütün partiler için Sivaslıların Sarıyer’de çok önemli olduğunun fark edilmesini bekliyoruz” dedi.

Kendisine yöneltilen soruları cevaplarken ikinci kez Belediye Başkanı seçilen Şükrü Genç’i başarılı bulduğunu da söyleyen Ali Genç, sohbet sırasında yakın bir gelecekte siyasi bir hedefi bulunmadığını da açıkladı. Genç sorularımızı şu şekilde cevapladı;

“SİVASLILAR 2009’DA SEDAT ÖZSOY’A VERDİKLERİ OYU GERİ ALDI”

-30 Mart seçimi sizce nasıl geçti, ne bekliyordunuz ne buldunuz?

-Aslında bu seçim Sedat Özsoy’la Şükrü Genç arasında geçen bir seçim oldu. 2009’daki seçimde MHP’den aday olan Sedat Özsoy’a burada 26 bin oy verildi. O zaman kendisi Karadenizli bir aday olarak tanıtıldı. Oysaki verilen oylar incelendiğinde Mehmet Akif Şişmanoğlu tüm Karadenizlilerin oyunu aldığını görürsünüz. Sedat Özsoy’a giden oylar daha çok Sivaslıların yaşadığı yerlerin oyuydu. Sedat Bey bu kadar oyu, Mehmet Akif Şişmanoğlu’nun AKP’den aday olması nedeniyle tepki oyu olarak almıştı. Ama bu görmezden gelindi ve Sedat Özsoy bunu kendine mal etti. Belki bunun içinde kendisinin birkaç bin oyu vardı, olabilir.

Ancak 30 Mart’taki seçimde de AKP aynı hatayı yaptı ve beklenen adaylar olmayınca, bu durum Sivaslılara ikinci bir darbe olarak görüldü. Bu kez Sedat Özsoy kazanacak düşüncesiyle, Sivaslılar önceki dönemde MHP’ye verdikleri 25 bin civarındaki oyu Şükrü Genç’e verdi.

“SİVASLILAR ÖZSOY’A SANA ASLA BELEDİYE BAŞKANLIĞINI KAZANDIRMAYIZ” DEDİLER

-Sedat Özsoy’a tepki gösterip, onu başkan olarak istemeyenlerin oyu CHP’ye mi kaydı?

-Evet. Çünkü duruşu iyi değil. Sivaslılar, ona, ‘Sen, MHP’den aday olup, bizi temsil ettin ama yeri geldi Sivaslılara hakaret ettin. O parti, bu parti dolaştın, yeri geldi bize de kazık attın. Biz, sana asla belediye başkanlığını kazandırmayız’ dediler.

-Geçmiş dönemde MHP’den adaylığı sırasında gösterdiği davranışlardan dolayı mı bu tepki oldu?

“ÇOK KOYU AKP’LİLERİN BİLE CHP’YE OY VERDİĞİNİ BİLİYORUZ

-Evet. Bu nedenle Şükrü Genç desteklendi. Bunu hiç kimse kendine mal etmesin.

-Bu desteği verenlerden biri de sizsiniz sanırım.

-Tabi ki. Biz bunu açıkça beyan ettik zaten. Ama bizim arzu ettiğimiz şuydu;  MHP adayı Ahmet Özyürek iyi bir adaydı. Daha fazla oy alabilirdi. Ama son zamanlarda Sedat Özsoy kazanıyor şeklinde ortaya çıkan söylentiler, bu yöndeki kamuoyu yoklamaları halkı etkiledi. Sedat Özsoy’un kazanma ihtimaline karşı, MHP’ye oy vermeyi düşünen ya da Ahmet Özyürek’e sempati duyanların CHP’ye oy verdiğini gördüm. Hiç inanamayacağınız, çok koyu AKP’lilerin bile CHP’ye oy verdiğini biliyoruz.

ŞÜKRÜ GENÇ’TEN KİŞİSEL BİR BEKLENTİMİZ YOK”

-Sivaslıların desteği ile Şükrü Genç yüksek bir oy oranıyla yeniden başkan seçildi, peki bu destek karşılığında bir beklentiniz var mı?

-Şimdi Sezar’ın hakkını Sezar’a vermek lazım. Şükrü Genç Sivaslılara uzak bir aday değil. Ben Koyulhisarlıyım, o Şebinkarahisarlı. Yani Kelkit Vadisi, Sivas’a yakın bir yer. Kültürel birliktelik var. O kendi köyüne giderken bile Sivas’ın birçok ilçesinden geçerek gidiyor. İlişkileri de iyi gitti, Sivas’ta dernekleri ziyaret etti. Bizden biri oldu, benimsedik. Sedat Özsoy’un böyle bir durumu yok.

Şükrü Genç’ten ise bizim kişisel olarak bir beklentimiz yok. Sarıyer’e hizmet etmesi yeterli. Sivaslılar eşit ve adil bir şekilde temsil edilmek istedi. Ama biz burada Samsunluların da, Erzincanlıların da, Kastamonuluların da, Kaslıların da temsilcisi olduk. Bir yerde belediye başkanı Sivaslıysa, diğer birimlerde ve başkan yardımcılıklarının Sivaslı olmasını istemeyiz. Bu diğerlerine haksızlık olur. Dolayısıyla geçmişte Sedat Beyin döneminde ön kapıdan giriyordunuz Rizeli, arka kapıdan çıkıyordunuz Trabzonlu, bir Samsunlu, bir Kastamonulu, Artvinli, Zonguldaklı göremiyorduk. Nasıl Karadenizlilik bu? Tüm yönetim iki ilin hegemonyasında oluyordu. Biri görevler için yeterli olmadığı için, ikincisini de payanda olarak kullanıyorlardı. Artık Sarıyerli uyandı. Herkes bir şekilde belediye yönetiminde kendi temsilcisini görmek istiyor. Bunu başarabilen belediye başkanı hizmet de yapar. Ekibini kurarken zaten niyetler de ortaya çıkıyor.

“BELEDİYEDE İŞLER VATANDAŞIN LEHİNE YAPILSIN”

-Şükrü Genç’ten yeni dönemde nasıl davranışlar bekliyorsunuz, yönetim olarak ve muhalefetteki AKP’lilere karşı?

-Daha esnek olması lazım. Aslında iyi bir yapısı var. Sarıyer halkın yüzde 80, 90’nına hitap edebiliyor. Eğer ekip iyi çalışırsa, Şükrü Başkan çok güzel işler yapabilir. Geçen dönem kadroları iyi tanımıyordu, haklı olarak, hiç ummadığı yerlerden belki darbeler alıyordu, görüyoruz ya da görmüyoruz ama buradaki olan o. Belediye birimlerinde, vatandaşın lehine yüzde 40 olumlu, yüzde 60 olumsuz bir durum varsa, müdürlerin bu yüzde 60’lık olumsuz durumu nasıl olumluya çevirebiliriz diye çalışması lazım. Halkın yanında yer almaları lazım. O zaman Şükrü Beye de fazla iş düşmez. Ama insanlar görevlerini iyi yapacaklar. Oradaki müdürler ve başkan yardımcıları da ellerini taşın altına koyacaklar. Bir sorumluluk durumu da varsa eğer, vatandaşa yapılan hizmette insanın başına ne gelirse gelsin çok da önemli değil. Neticede halka hizmet ediyorsunuz, bunun karşılığında da bir menfaat yok. Menfaat yoksa o zaman hangi merci yargılarsa yargılasın. Hizmet yapıyor, halkın malına da bir zarar vermiyorsanız sorun çıkmaz. Halkın yanında yer alana yardımcı olmamız lazım.

“SİVASLILAR SARIYER’DE TSUNAMİ YARATTI”

-Başkan Şükrü Genç, STK temsilcileri ve halk önderlerinin görüşlerine önem veriyor mu, sizlerin görüşlerini alıp, değerlendiriyor mu?

-Bence önem veriyor. Vermesi de gerekir diye düşünüyorum. Bizim Sivaslılar Derneği olarak mutlaka başkana sunu söyleyelim, bunu söyleyelim, yol gösterelim, dediğimizi yaptıralım diye bir beklentimiz ya da istediğimiz de yok. Biz genel düşünüyoruz. Sarıyer’e faydalı bir şey olursa mutlaka iyi niyetimizle onu destekleriz. Haddimizi, hududumuzu da biliriz. Ve seçimden seçime konuşur, önerilerimizi söyleriz. İktidar ya da muhalefet hiç fark etmez. Ama burada belli bir oy potansiyelimiz var ve bu da 30 Mart seçiminde açıkça görüldü. Yaklaşık 36 bin civarında Sarıyer’de doğmamış ama Sarıyer nüfusuna kayıtlı bir seçmen kitlemiz mevcut. Bir o kadar da Sarıyer’de doğan Sivaslı var. Bunlara baktığımız zaman 50-60 bin kadar Sivaslı oyu var. Bunun bir de etki alanı var. Bu etki alanı aslında bu seçimde Sarıyer’de bir tsunami yarattı. Bu tsunami Sedat Özsoy’u yok etti. Bundan sonra bütün partiler için Sivaslıların Sarıyer’de çok önemli olduğunun fark edilmesini bekliyoruz. Hiçbir partiye düşmanlığımızın olmadığının da bilinmesini isteriz.

“ŞUAN İÇİN SİYASİ BİR HEDEFİM YOK”

-60 bin civarındaki bir Sivaslı seçmen kitlesini dikkate almamak sanırım bir siyasetçi için büyük talihsizlik olur?

-Elbette ki. Zaten iki dönemdir Sivaslıların verdiği bir mesaj vardı. Bu mesajlar Şükrü Beye yaradı. AK Parti için aleyhte bir durum oldu. Önümüzde ise genel seçim var, bu seçimde de belirleyici olacağız. Zaten biz bu nedenle genele hitap eden bir dernek olmadık, sadece Sarıyer’deki Sivaslıları temsil eden lokal bir derneğiz. Amacımız Sarıyer’de birlik ve beraberlik içinde olmak ve buradaki Sivaslıları aynı çatı altında tutmaktır. Seçim zamanı geldiğinde de bulunduğumuz ilçeye hizmet verecek insanı seçmek için daha koordineli olalım diye düşündük.

-Genel seçimde milletvekili aday adayı olmak gibi bir düşünceniz var mı?

-Hayır. Öyle bir düşüncem yok.

-Ya da belediye başkanlığına hazırlanmak gibi bir hedefiniz.. Yani, ‘size o kadar söyledik, uyardık ama dinletemedik, en iyisi bu işin başına ben geçeyim’ diye der misiniz?

-Kesinlikle öyle bir şey yok. Biz Şükrü Beyden memnunuz. İşlerini yapıyorlar. Son iki dönemde verilen belediye hizmeti ve yapılan işler, ondan önceki, yani Sedat Özsoy ve Yusuf Tülün dönemlerinden daha iyi. Bunun daha da iyi olmasını bekliyoruz. Hizmet yapan insanları en azından manevi olarak destekleriz. Önünün kesilmesi gibi bir düşüncemiz olamaz. Zaten bu derneğin başkanlığını yaptığım sürece herhangi bir yere aday olmayacağımı da daha önce beyan etmiştim. Çünkü öyle bir düşüncemiz olsa dernek olarak başarılı olmamız mümkün değil. İnsanlar benim için derneği basamak olarak kullanıyor diye düşünebilirler. Bu teklifler çok yerden, partilerden geldi. Belediye başkanlığı için gelen teklifleri nazik bir şekilde geri çevirip, öyle bir yarış içinde olmadım. Biz Sarıyer’e hizmet edilmesini istiyoruz. Mutlakla Sivaslı olması da önemli değil. Ama bazı kriterler var, bu kriterlerde herkes yerini almalı.

“PAYANDA OLACAK SİVASLI DEĞİL, BULUNDUĞU GÖREVE LAYIK OLACAK KİŞİLERİ İSTİYORUZ”

-‘Birlikte yaşayıp, birlikte yönetelim diyorsak, bunun da yaşama geçirilmesi gerekir’ mi demek istiyorsunuz?

-Tabi ki.. Karadenizli bir belediye başkanı da olabilir. Rizeli de olur, Trabzonlu da. Ama sadece o kadar. Bizim düşündüğümüz gibi düşünmek zorunda. Eğer Rizeli ya da Trabzonlu bir başkan varsa, onun altında asla bir Rizeli ve Trabzonlu olmaması lazım.  Sarıyer’de kimler yaşıyorsa eşit bir biçimde onlardan olsun, temsil edilsin. Sarıyer’de doğmuş ya da burada yetişmiş, her görevi yapacak yüzlerce insan var. Onları görmeyipte, kötü olsun ama benim hemşerim olsun mantığıyla gitmemek lazım. Bu doğru bir düşünce değil. Biz bunlara tepki koyuyoruz. Bu arada bütün siyasi partilerde de çok memnun olmadığımız, seçilse dahi etkili olamayacak Sivaslılar var. Sivaslı oldukları için kullanabiliriz düşüncesiyle tutulanlar, desteklenen yöneticiler var. İkinci aşamada bunları da yıkacağız. Payanda olacak Sivaslı değil, bulunduğu göreve layık olacak kişileri istiyoruz. Görevini çok iyi yapmalı. Birilerinin adamı olarak orada kalmamalı, hak ettiği için durmalı. Hak edecek çok Sivaslı varken, hak etmeyenlerin orada durmalarını biz hazmetmiyoruz. Bir sonraki dönemde bunu da engelleyeceğiz.

Sarıyer hepimizin, aynı yolda gidiyoruz. İyi olan şeyleri takdir etmek lazım. Bugüne kadar Sarıyer’de görev yapan bütün belediye başkanlarının tek ideali vardı, o da bir başkanlık binası yapmaktı. Şükrü Genç’e kadar hiç biri bunun temelini atmaya cesaret edemedi. Ama Şükrü Genç bunu yaptı, temeli attı, bitireceğine de inanıyorum. Temeli atıldıktan sonra zaten bir şekilde bitirilir, önemli olan başlatmaktır. Ayrıca Darüşşafaka’daki evlendirme dairesini yapıyor. Bunlar önemli şeyler ve başarı olarak kabul edilmelidir.

“YOKSUL KESİM UNUTULMASIN”

Bunlara ek olarak belirtmek isterim ki; Sarıyer’de ekonomik durumu çok kötü olan fakir fukara insanların yaşam düzeylerinin yükseltilmesi, oturdukları evlerini daha yaşanabilir hale getirmeleri için destek verilmesi gerekir. Çünkü zaten tuzu kuru olanlar Sarıyer’in en güzel yerlerinde villalar, siteler yaptırıp yaşıyorlar ama yoksul halka karşı sert bir tutum izlenir, zabıtalarla göz açtırılmazsa yazık olur. Bu insanların da desteğe ve yardıma ihtiyacı olduğu unutulmamalıdır.

-Teşekkür ederim.

Güncelleme Tarihi: 28 Nisan 2014, 18:36
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER