1. HABERLER

  2. Kapı Ardında Yes Please
Kapı Ardında Yes Please

Kapı Ardında Yes Please

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu gurupta Başbakan ERdoğan’a Yes Plaece cevabı

A+A-

 BM'nin İsrail'i kınayan kararı yok bir başbakana doğruları söylemek yakışır. Dışişlerinde belgede bir tercüma hatası var. 32 ülke vardı gemilerde, Türkiye'de kınamalar yapıldı. Diğer ülkelerde yeterli diplomasi yapılamadı. Dünya küçük Recep Bey. Dış politikayı devreye koyarken iletişim araçlarını da çalıştırın dedik. BM'den ses çıkmadı. Arap Birliği, İslam Kalkınma örgütü ne yaptı. NATO kınamadı, AB'de kabul etmedi. Başbakan görsün ki iç politikaya dış politikayı alet etti.

BM'den ses çıkmadı. Arap birliği ne oldu. AB bunları geçirdi. Gördük ki dış politikayı iç politika malzemesi yaparsanız gelir duvara çarparsınız. Bakıyoruz AKP'nin kurmayları farklı açıklamalarda bulunuyor.

Askeri anlaşmalar konusu Başbakan'ın da katıldığı zirvede gündeme geldi. Davutoğlu dedi ki bu konu İsrail'in tutumuna bağlı dedi. Bizim iki tane uçağımız gitti ölen ve yaralanan arkadaşlarımızı alıp geldi. Tek başarımız bu. Bu olayın karanlık noktaları var. AKP bulanık sulardadır demiştik. Sayın Başbakan yeri geldiği zaman İsrail'i yerden yere vuruyor. Filistinin bütün muhalefetine rağmen İsrail'in OECD'nin üyeliğine neden engel olmadınız. Kameralar önünde One minute, kameralar karşısında Yes Place. İki laf söyleyeceksiniz köşeyi dönünce görüşünüz değişecek. Kime mahsuz bu, AKP'ye mahsus. Hükümetten İsrail ile yapılan yazılı anlaşmaların açıklanmasını bekliyoruz. Eğer anlaşmalar açıklanmazsa AKP 9 vatandaşımızın ölümünden sorumlu olacaktır.

Komor Adalı bandıralı bir gemiye neden Türkiye Cumhuriyeti bayrağı asılır. İsrail'liler defalarca açıklama yaptı: Göndermeyin müdahale edeceğiz dedi. Bu uyarılar hangi gerekçeyle hükümet tarafından dikkate alınmamıştır. Sivillerin açıkça ölüme gönderilmesinden kim sorumlu. Siz bizim insanlarımızı gemiye bindirip ölüme gönderiyorsunuz. Türkiye devletinin varlık sebebi ne? Kendi vatandaşını ölüme mi gönderiyorsunuz.

Recep Bey gözünü seveyim, kendi vatandaşını gemiye bindireceksin ama kendi milletvekilini bindirmeyeceksin. Lafa gelince esip gürlüyor ama toprağa bir tek damla düşmüyor. Milleti perişan etti bu AKP.

TBMM'ye araştırma önergesi vereceğiz. Bu konuların araştırılması için gereken bütün adımları atacağız.

Başbakan'ın önce ezberini bozduk şimdi de düzenini bozacağız. Bunu kadınlar ve gençlerle yapacağız.

Trakyalı çiftçi bitmiş durumda. Sayın başbakan sen tarlada çiftçi mi bıraktın? Bunların zeminleri kaydı. Farklı yerlerdeler.

Özelleştirme yaparken onun türevlerini de görmeniz gerekir. Bugün Trakya köylülerinin yaşadığı felaketin nedenlerinden birisi de budur. Hangi vicdan kabul eder bunu.

Önümüzdeki dönemde sandık çiftçinin önüne gelecek. Başbakan'ın Mersinli çiftçiye söylediklerini siz daha iyi hatırlarsınız. O zaman gereken dersi verin. Bir ananızı alacaksınız, babanızı alacaksınız, bacınızı alacaksınız, komşunuzu alacaksınız ve sandığa gidip AKP'yi sandığa gömeceksiniz..

Türkiye'de her türlü tarım üretimi yapabiliriz. Bu şartlar da var ancak helvayı yapacak usta yok. Siz o ustayı seçeceksiniz.

AKP hükümeti zamanında tarıma hiç bir zaman 10 milyar teşvik vermedi. Yırtık ayakkabıyla gelip havuzlu villada oturmayacağım.

Sayın Başbakan Bursa'da bir konuşma yaptı: Kudüs ağlarsa İstanbul' ağlar. Kudüs semavi dinlerde çok önemli bir merkezdir. Sayın Başbakan'a şunu söylemek isterim, Bağdat yanarken, çocukların üzerine bombalar yağarken Başbakan neredeydi. Bağdat işkal edilirken, işkal kuvvetleri masum insanları öldürürken, müslüman kadınlara tecavüz edilirken sen 1 Mart tezkeresini sen Meclis'ten geçirmeye kalkışmadın mı? Başbakan, Gazze'nin insanlarını oya alet ediyorlar. Yedirmezler sayın başbakan yedirmezler.

Kitapları okumak güzel bir şey de Kuran'ı defalarca okuduysan benim Allah 'la olan ilişkimi ölçme hakkını nereden buluyorsun? Senin eline bu teraziyi kim verdi? Sormak lazım şirk koşmak deyimini biliyor musun bilmiyor musun? Recep Bey'in anlamadığı bir şey var: Biz inançlarımızı siyasete ve ticarete alet etmeyiz. Çünkü biz Allah'tan korkarız. Dedik ki çalmayacaksın?.. Yalan söylemeyecek kul hakkı yemeyeceksin dedik. Deniz Feneri olayını bizim unuttuğumuzu sanıyorsunuz. Ben farklı okumuşum. Hz. Ömer devletin işinde devletin mumunu kendi işinde kendi mumunu kullanırdı. Bizim anlayışımız bu. Yoksa biz devletin uçağıyla eşimizi Katar'a düğüne göndermeyiz.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.