1. YAZARLAR

  2. Kasım Aydın

  3. KOLTUK SEVDASI
Kasım Aydın

Kasım Aydın

imtiyaz Sahibi
Yazarın Tüm Yazıları >

KOLTUK SEVDASI

A+A-

Yalnızca bir koltuk deyip geçmeyin. Koltuk var koltuk var.. Haa bir de koltuk çıkmak var ama o başka mesele. Ben adamı adam yapan da adamlığını yok eden de koltuklardan bahsediyorum. Koltuk bazıları için çok önemlidir. Kimileri oturur, düşünmeyi öğrenir, karar vermeyi, insanları değerlendirmeyi, plan program yapmayı, olumlu işlere imza atmayı.. Kimileri üzerinde uzanır, düşünmeden yargılamayı, yapmadan yıkmayı, insanları harcamayı, eleştiriyi öğrenir.

Koltuk değip geçmeyin, koltuk vardır rahattır, oturunca kalkası gelmez insanın. Gömüldükçe gömülürsünüz , rehavet çöker, ayaklarınızı yerden keser. Kalkarsam kaptırırım korkusuyla sıkı sıkı sarılırsınız kolçaklara. O kadar uzun süre oturursunuz ki, oturduğunuz yerin inceldiğini, delindiğini fark edemezsiniz, algılayamazsınız. Ufaktan ufaktan bir delik açılır, her geçen gün büyüyen bu deliğin farkına vardırmaz koltuk sevdası. Etrafınızdaki insanlar anlar ancak bir şeylerin değiştiğini. Ne tuhaf, sizi yadırgayan bakışlar umrunuz olur, ne de kulaktan kulağa hakkınızda söylenenler.

Anlayamazsınız çoğu zaman, itibar, sahte tebessümler, yatırımlar size mi, koltuğa mı? Belki de işinize gelir anlamamak, lakin anlamış olursanız, koltuktan feragat etmeniz gerekebilir. Ama sevda bu ya, vazgeçmek olmaz. Açılan bu delikten yavaş yavaş akıp giden kişiliğiniz, bununla birlikte sarsılmaz sandığınız karakteriniz, prensipleriniz, doğrularınız, sizi siz eden en önemli kriterleriniz usulca akarken koltuk sevdanız sizi kör eder, sağır eder, dilsiz eder.
Koltuk sevdası bazen bir kara sevdadır, uğruna ölünmeyi ister. Sizi uzaklaştırır dünden, bugünden, yarınlardan. Canım dediklerinizden uzaklaştırır, dostlarınızdan, ailenizden. Sizi sizden alır götürür, ne olduğunu anlamadan, kendinize bile yabancı olursunuz.

Bir süre sonra oturan, içi boşalmış bir figür olursunuz sadece. Benliğinizi kaybetmiş, ideallerinizi hiçe saymış, başkaları tarafından doldurulmaya hazır bir kukla haline gelmişsiniz. Ne büyük oyundur koltuk sevdası. Bir gün bu sevdanın tükeneceğini hayal etmek bile ürpertir sizi.


Korku sarar içinizi. Koltuk çok rahat ya hani. Bırakmamak gerek, kaptırmamak asla. Sıkı sıkı tutunmak. Size uzanan ellere sarılırsınız, bu arada ellerin sahibi önemsiz olur. Yeter ki, sizin koltuğun üzerinde kalmanızı sağlasın, bir çift el yakalasın sizi, o muhteşem koltuğunuzdan kayıp gitmeyin.

Ne kaybedilen kişilik, ne gurur, ne de onur rahatsızlık vermez, ya koltuk kaybedilirse? Kazanmak isterken kaybettiğinizi ancak o delikten tümüyle kayıp gittikten sonra anlarsınız…Yani anlayacağınız bir kara sevdadır koltuk sevdası. Bazen bu sevda uğruna hayatını hiçe sayar, yok olur gider insanlar.

 

Ben koltuk sevdalılarını çok iyi tanırım. O sevdaya nasıl düştüklerini, içlerinde nasıl beslediklerini çok iyi görürüm.

Hiç bir zaman bir koltuğa aşık olmadığım ve olmak istemediğim için de hep uzak dururum. Ha koltuğum olmuş hal sandalye ya da tabure benim için park etmez. Ama bazıları öyle değil işte, ille de koltuk isterler hem de cafcaflısından, deri olsun, yumuşak olsun, geriye yatandan olsun isterler. Ha bir de bu koltuğun makamlısı daha makbuldür tabi. Makamı temsil eden, itibar sağlayan, önünde ceket ilikleten koltuklar her zaman tercih edilir.

Bir dostum vardı çok mütevazi, samimi ve sıcak yaklaşımları olan. Severdik adamı. Selamı sabahı esirgemez, hatır sorar, iş bitirir di.

Ne zaman ki altına bir koltuk verdiler aman Allahım sen misin o? Ne oldum delisi oldu birden. Etrafa caka satmalar, hava atmalar, burnu havada, kimseyi beğenmez tavırlar.. Allah Allah adamın içinden başka bir adam çıktı aniden. Her zaman selam verip, hatır soran adam bizleri görmemeye, görse bile görmezden gelmeye başladı. Bozulduk tabi. Yermiyiz biz, öyle yok..! Çalıştığı yerin amirine gittik, şikayet değil ama sitem anlamında sözlerle durumu aktarınca, “Valla ben de anlamadım, aynı şeyleri bana da yapmaya başladı. Sanki benim altımda çalışmıyor da bana müdür oldu. Hava binbeşyüz..! Sanırım bazı insanlar temsil ettiği makamı kaldıramıyor, oturduğu koltuk ona geniş geliyor. Bu arkadaş da öyle oldu. Altına koltuğu verdik, gerçek kişiliği ortaya çıktı..” dedi.

Doğru söze ne denir.. 

Kasım Aydın 

 30 Mart 2014

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.