1. HABERLER

  2. Obama'ya Karşı Suç, Erdoğan'a Serbest
Obama'ya Karşı Suç, Erdoğan'a Serbest

Obama'ya Karşı Suç, Erdoğan'a Serbest

Türk başbakanlarının onuru ve milletin gururu, ABD Başkanlarının onur ve Amerikan halkının hissiyatından daha düşük değildir. İnternetteki son ses kayıtları, 'karşılıksız kalırsa, daha ne olsun' dedirtiyor.

A+A-

 Birçok şeyi çok fena kanıksadık.

Başka ülkelerde olsa yeri yerinden oynatacak işler oluyor ülkemizde, artık kimse bana mısın demiyor.

Kimilerinin başı olmadık basit konulardan belaya girerken, tüm Türk milletine inanılmaz derecede hakaret edenlerin yaptığı yanına kar kalıyor. Hatta çoğu defa belli çevreler tarafından “aferin” muamelesine tabi tutulup terfi bile ettiriliyor.

Şu sözlere bakar mısınız?

“Foça olağanüstü bir yer. Çok Atatürkçü, cumhuriyetçi. Halkı çok güzel, yani halkı CHP kökenli. Türbanlı göremiyorsunuz, çarşaflı türbanlı insan yok. Kurban kafalarını asacağız çam ağaçlarının üstüne. Ne biçim âdettir ya. Kurban Bayramı'na artık ihtiyaç var mı bu dönemde? Böyle kıroluk mu olur? Dünya tarihini incele, dini fanatizm ve dogmayı kullananlar tek şeyden anlamış abi. Devrimler ve güçten başka bir b..'la olmaz bu. Değer ve inanç senin sistemine rakip oluyorsa ne yapacaksın? Bunun hesaplaşması güçle olur, başka bir şeyle olmaz. Laik, sosyal, hukuk devletimiz sonsuza dek inşallah... Bizim bayramımız da bu. Arap'ın bayramını bayram kabul etmiyorum abi. Bizim bayramımız budur. Şimdi bu Türk halkı öyle karaktersiz ki, kandil oldu mu bin tane mesaj; sana da geliyordur herhalde. Onların hiçbirine ben cevap bile yazmıyorum. Onların hepsinin ismi var."

Kendi ülkesinin halkı ile hesaplaşmaktan söz eden, milletin değerleri ile dalga geçen ve hakaret eden bu sözleri iddiaya göre kim söylemiş; Deniz Kuvvetleri Plan Prensipler Başkanı Tümamiral Ramazan Cem Gürdeniz.

İnternete düşen ses kaydında, “Türkiye Araplaşıyor, adım başı cami oluyor, ezan sesinden uyuyamayacaksınız” şeklindeki sözlerin yanısıra, AK Parti'ye oy veren yüzde 46'lık kesime “aptal bunlar, salak bunlar” diye hakaretler yağdırdığı da iddia ediliyor. Bu ülkede ‘ezanlardan ancak kim rahatsız olur’ sorusuna ne cevap verilir bilmiyorum.

Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Osman Kaçmaz’a “işgüzar” diyen Nazlı Ilıcak 11 ay 20 gün hapis cezası alırken, dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan’a kameralar önünde “Ulan pezevenk...” diye saydıran general, daha sonra terfi etmişti.

Şubat ayında medyada yer alan bir başka ses kaydında, ‘Balyozcu Paşa' olarak anılan bir tümgeneralin, “Tayyip Erdoğan'ın Türk olduğuna inanmıyorum” sözlerini sarf ettiği iddia ediliyordu. (Dinlemek için tıklayınız)

İnternette şöyle bir gezinti yaptığımda, millete birbirinden ağır hakaretler eden çok sayıda general konuşmasına denk gelmek mümkün. Bu konuşmaların gerçeklik payını ortaya çıkarmak elbette yargının görevi. Fakat yargının ne ölçüde hakkaniyete uygun kararlar verdiği konusunda son yıllarda ciddi bir güven aşınması yaşandı.

Örneğin Ergenekon zanlısı Seyfi Oktay ile Anayasa değişikliği paketinin mahkemeden geçmemesi konusunda görüştüğü ve ihsas-ı rey’de bulunduğu iddia edilen Anayasa Mahkemesi üyesi Fulya Kantarcıoğlu olayı bile başlıbaşına bir skandal olarak ortada duruyor. Kantarcıoğlu'nun davadan çekilmesi için bugüne kadar Yüksek Mahkemeye gönderilen dilekçe sayısı 10 bini aştı. Ancak bugüne kadar hem Anayasa Mahkemesi kanadından hem de Kantarcıoğlu kanadından beklenen adım gelmedi.

ABD'nin Afganistan'daki güçlerinin komutanı Orgeneral McChrystal, Rolling Stone dergisine verdiği mülakatta Obama yönetimi ile dalga geçmiş, gelen tepkiler üzerine özür dilemişti. ABD Başkanı Barack Obama, Orgeneral Stanley McChrystal'ı apar topar Beyaz Saray’a çağırdı ve görevinden azletti. Konuyla ilgili yapılan yorumlar, ülkede ABD Başkanı'nın aynı zamanda başkomutan olduğu, sivillerin askeri komutanın üstünde yer aldığı ve Obama'nın bu çerçevede yetkisini kullandığı yönünde oldu.

Sözün kısası şu: Ağustos ayı başında Askeri Şura toplantısı var. İddia edilen Ergenekon Örgütü davasında ismi geçen çok sayıda subay, general var. Hakkında örgüt üyesi olmaktan dava açılmış generalin ordu yönettiği bir ülke durumundayız.

Askeri Şura’ya başkanlık edecek olan Başbakan Erdoğan, millete hakaret ettiği iddia edilen isimleri ve hakkında davalar açılmış kişileri görevde tutmaya devam ederse, milletin kendisine verdiği yetkiyi hakkaniyete uygun bir şekilde kullandığını söylemek kolay olmayacaktır. Bu ülkenin manevi değerleri ile dalga geçen isimleri terfi ile ödüllendirmek, millete yapılan hakareti reva görmektir.

Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un öncek gün katıldığı bir televizyon programında iç politikaya dönük sarf ettiği sözlerin bütününe bakıldığında ise, askeri bürokrasinin, seçilmiş iktidarların da üstünde politika belirleyen ve ülkeye yön veren bir ülke görüntüsü verdiğidir. Genelkurmay başkanları siyasi bir polemiğe meydan verecek açıklamalar yapmamalıdır. Varsa bir düşüncesi, MGK’da paylaşmalıdır.

Bu ülkenin seçilmiş iktidarları da, ABD Başkanı Obama’nın yaptığı gibi, gerektiğinde gereken isimleri görevden alabilmelidir.

Başbakana hakaret edenlerin terfi ettiği ülkede, milletin değerlerine hakaret etme ucuzluğunun yaşanması şaşılacak durum değildir.

Bu yazı, Başbakana gaz vermek olarak yorumlanmamalıdır. Bu ülkenin başbakanlarının onuru, ABD Başkanlarının onurundan daha düşük değildir. Milletin sabır sınırının bir hayli zorlandığı unutulmamalıdır. Bu kadar hakaret, artık çok oldu.

Artık böyle gitmemelidir.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.