Kışın gelmesiyle artan bacak atardamar tıkanıklıklarına dikkat

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Filiz Erdim soğuk havalarla beraber artan atardamar tıkanıklıkları hakkında açıklama yaptı. Dr. Erdim, soğuk havalarda mutlaka ayaklarını korumalarının önemine dikkat çekerek, "Mümkün olduğunca evde...

Kışın gelmesiyle artan bacak atardamar tıkanıklıklarına dikkat

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Filiz Erdim soğuk havalarla beraber artan atardamar tıkanıklıkları hakkında açıklama yaptı. Dr. Erdim, soğuk havalarda mutlaka ayaklarını korumalarının önemine dikkat çekerek, "Mümkün olduğunca evde kalmalı ve evi de en az 18 derecede olacak şekilde sıcak tutmalıdır" dedi.

Yapılan araştırmalar Kış aylarında kan kolesterol düzeyinin yaz aylarına göre daha yüksek olduğunu gösteriyor. Medicana Bahçelievler Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Filiz Erdim soğuk havalarla beraber artan atardamar tıkanıklıkları hakkında paylaşımlarda bulundu. Dr. Erdim, "Soğuk hava; nabız artışı, kanda pıhtılaşma artışı ve kan basıncı artışına neden olup, özellikle koroner kalp hastalığı olanlarda ve belli bir yaşın üzerindeki kişilerde kalp krizini tetikleyebiliyor. Koroner kalp hastalarında soğuk havalarda ılık havalara göre daha kolay göğüs ağrısı oluşur. Bunun nedenleri kalp damarlarında soğuğa bağlı daralma ve soğuğun vücudun enerji ihtiyacını arttırarak kalbin yükünü artırmasıdır” dedi.

"Kadınlar erkeklere oranla kolesterol artışına daha yatkın"

Sıcak havalarda iştah azalır, ağır gıdalar terlemeyi artırıp rahatsızlık verdiği için pek tercih edilmediğini kaydeden Dr. Erdim, "Ancak kışın soğuk hava ile birlikte ağır yemekler tüketmeye başlarız. Bu da vücuda harcayabileceğinden daha fazla enerji almamıza sebep olur. Fazla gelen enerji vücutta yağa dönüştürülür ve artan yağ oranı kolesterolü yükseltir. Kolesterol her insanın kanında olması gereken bir maddedir. Yetersiz beslenme ile kolesterol değerleri çok düşer ve bu da tehlikeli bir durumdur. Kolesterol düzeyini değerlendirirken, hastanın ek bir hastalık durumunun olup olmadığı göz önünde bulundurulur. Cinsiyetine yönelik bir takım genetik faktörlere dayalı olarak kadınlar, erkeklere oranla kolesterol artışına daha yatkındır" diye konuştu.

Kolesterolün yükselmesi damar tıkanıklığına işaret

Her iki cinsiyette de genel fiziksel aktivite düzeylerinin, yaz aylarında kışa göre daha fazla olduğunu belirten Dr. Erdim, sözlerini şöyle sürdürdü: "Fiziksel inaktivite, koroner kalp hastalığı ile kuvvetle pozitif ilişkilidir. Akşamları çok hareket etmediğimiz ve uykuda da çok fazla kalori harcamadığımız için vücut fazla alınan kaloriyi depolar. Bu kaloriyi yakmak için hareket etmemiz gerekir. Kolesterolün yükselmesi dolaşan kanda birikmesi demektir ve bu durum damar tıkanıklığına sebep olabilir. Doğal yöntemlerle kolesterolü düşürmek mümkündür. Özellikle Omega 3 yönünden zengin besinlerin tüketilmesi gerekir. Bunun için sık sık balık tüketilmesini öneriyoruz" şeklinde konuştu.

Dr. Erdim, "Yapılan son 10 yıllık çalışmalarda soğuk havalarda kanın pıhtılaşma aktivitesinin de arttığı ve bu durumun kalp ve damar hastalıkları ile güçlü ve tutarlı ilişkisi olduğu gösterilmiştir. Soğuk havalarda kalp ve damar hastalıklarının pik yapmasında bu durum da etkilidir. Bu nedenle kalp ve damar hastalıkları olan kişilerin kullandıkları pıhtılaşmayı önleyen ilaçlarını ihmal etmemeleri gerekmektedir" önerisinde bulundu.

D vitamini eksikliğine dikkat

Mevsimsel D vitamini düzeylerinde de değişiklikler olduğunu ve sonbahar ve kış aylarında giderek azaldığını söyleyen Dr. Filiz Erdim, "D vitamini eksikliğinin damar sertliği ve buna bağlı olarak gelişen kalp ve damar hastalıklarında rolü olduğu görülmüştür. D vitamini eksikliğinin giderilmesi de bu nedenle önemlidir" diye bilgilendirdi.

Damar tıkanıklığınız varsa kendinizi soğuktan koruyun

Bacak damarlarında tıkanıklığı olan kişilerin de kendilerine özen göstermeleri gerektiğinin altını çizen Dr. Erdim, soğuk havalarda mutlaka ayaklarını korumalarının önemine dikkat çekerek, "Mümkün olduğunca evde kalmalı ve evi de en az 18 derecede olacak şekilde sıcak tutmalıdır. Alınacak önlemlerin başında doktorlarının önerilerini dinlemek ve ilaçlarını düzenli kullanmak gelir. Dışarı çıkarken soğuktan koruyucu giysileri seçmeli ve özellikle ayakları korumalıdır. Dolaşımı bozmayacak çok sıkı olmayan ama sıcak tutan çoraplar tercih edilmeli, ayakkabıların tabanları kaygan olmamalıdır. Düşme sonucu alınan yaralar ve kırıklar da dolaşım bozukluğu nedeniyle tedavisi zor bir hal alabilir" ifadelerini kullandı.

Op. Dr. Filiz Erdim, sözlerini şöyle sonlandırdı: "Özetle, çevresel ve biyolojik faktörlerin rolünün bilinmesi, özellikle hastalık riski taşıyan kişilerde, önleme tedbirlerini ve eğitim stratejilerini geliştirmek için kullanılabilir. İnsanlar soğuk mevsimlerde artan kardiyovasküler hastalık riski hakkında bilgilendirilmeli ve düzenli fiziksel aktivitenin ve kışın sıcak giyinmenin önemi hakkında eğitilmelidir. Ayrıca insanlar D vitamini açısından zengin beslenme ve düşük yağ alımı dâhil olmak üzere sağlık diyet alışkanlıklarını sürdürmek için motive edilmelidir".
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner411