GENEL BAŞKAN KEMAL KILIÇDAROĞLU’NUN ADALET YÜRÜYÜŞÜNÜN 15. GÜNÜNDE YÜRÜYÜŞ ÖNCESİ YAPTIĞI AÇIKLAMA (29 HAZİRAN 2017)

GENEL BAŞKAN KEMAL KILIÇDAROĞLU’NUN ADALET YÜRÜYÜŞÜNÜN 15. GÜNÜNDE YÜRÜYÜŞ ÖNCESİ YAPTIĞI AÇIKLAMA (29 HAZİRAN 2017)

GENEL BAŞKAN KEMAL KILIÇDAROĞLU’NUN ADALET YÜRÜYÜŞÜNÜN 15. GÜNÜNDE YÜRÜYÜŞ &O..

GENEL BAŞKAN KEMAL KILIÇDAROĞLU’NUN ADALET YÜRÜYÜŞÜNÜN 15. GÜNÜNDE YÜRÜYÜŞ ÖNCESİ YAPTIĞI AÇIKLAMA (29 HAZİRAN 2017)

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Terörsüz bir Türkiye, hepimizin ortak arzusudur. Terör kimden gelirse gelsin teröre karşı hepimizin namuslu bir şekilde tavır alması lazım. Teröre karşı ortak mücadele etmemiz lazım. Terör bitsin, diye ’evet’ oyu veren vatandaşlarımın vicdanına sesleniyorum. Artık kandırılıyorsunuz, bunu düşünün. Bunların terörü bitirecekleri yok" dedi.

Genel Başkan Kılıçdaroğlu, Adalet Yürüyüşü’nün 14’üncü gününde yürüyüş öncesi yaptığı açıklamada şunları söyledi:

Evet değerli basın mensupları hepinize günaydın. Güzel bir gün, 15’inci gün olacak. Umarım düşündüğümüz zamanda İstanbul’a varmış olacağız. Bugün havanın çok sıcak olacağı söyleniyor. O nedenle biraz daha dikkatli olacağız, belki biraz daha ağır yürüyeceğiz. Çünkü bizi izleyen vatandaşlarımız var, beraber yürüdüğümüz vatandaşlarımız var. Onlarla birlikte daha dikkatli bir yürüyüş sergileyeceğiz çok sıcak olduğu için. Sıcağın önümüzdeki günlerde daha fazla artacağı da ifade ediliyor. Ama şundan herkes emin olsun, ister çok sıcak olsun, ister çok soğuk olsun, ister yağmurlu olsun, ister sis olsun biz kararlıyız, biz azimliyiz.

Biz İstanbul’a “Adalet” için yürüyeceğiz. “Adalet” hepimiz için geçerli, herkes için geçerli, sadece Türkiye’de ve Türkiye’de yaşayan yurttaşlar için değil, bütün dünya için geçerli olan bir kavramdır. Biz bu kavram için “Adalet” için toplumun vicdanı için yürüyoruz. Bu yürüyüşümüze gerçekten toplumun çok değişik kesimlerinde sempatiyle bakanlar var. Özellikle “Evet” oyu, anayasa referandum sırasında “Evet” oyu kullanan pek çok vatandaşımız da gerek şifahi olarak, gerek mesaj olarak, gerek telefonlarla bize sempatiyle baktıklarını, bu yürüyüşümüze destek verdiklerini ifade ediyorlar. Biz de onlara yürekte teşekkür ediyoruz.

Bu arada bizi tabi derinden üzen olaylar da var Türkiye’de, her gün yeni şehitler geliyor, şehit haberleri geliyor. Terörsüz bir Türkiye hepimizin ortak arzusudur. Terör kimden gelirse gelsin, FETÖ’den mi geliyor, PKK’dan mı geliyor, DHKPC’den mi geliyor kimden gelirse gelsin teröre karşı hepimizin namuslu bir şekilde tavır alması lazım. Teröre karşı hepimizin ödünsüz bir şekilde tavır alması lazım, teröre karşı ortak mücadele etmemiz lazım. Ben her zaman şunu söyledim, her ortamda da söyledim: Arkadaşlar, yani hükümet yetkililerine, “Arkadaşlar siz terörü bitirmek için ne istiyorsunuz?” Her istediklerini aldılar ama bitmiyor. Son referandum geldi, referandumda da “Evet oyu verin terör bitecek, evet oyu verin terör bitecek…” Yeri göğü afişlerle donattılar. Şimdi terör bitsin diye “Evet” oyu veren vatandaşlarımın vicdanına sesleniyorum, artık kandırılıyorsunuz, bunu düşünün. Bunların terörü falan önleyecekleri yok, bitirecekleri yok. Biz kendi ülkemizde terörün olmadığı, adaletin olduğu, adaletin egemen olduğu bir ülkeyi yaratmak, bir ülkeyi inşa etmek istiyoruz. O nedenle biz buraya, bu yürüyüşe bir siyasal parti kimliği vermekten öte, adalet isteyen 80 milyon adına yürüyoruz ve bize destek verenler var.

Dolayısıyla bugün Düzce’den ayrılıyoruz. Dün Düzceli arkadaşlarıma, vatandaşlarıma yürekten teşekkür etmiştim. Bize sempatiyle bakan, bize el sallayan hatta arada bir Rabia işareti yapıp bizi protesto eden, ya da Rabia işareti yaparak bizi protesto ettiğini düşünen bütün Düzceli kardeşlerime yürekten teşekkür ediyorum. Ben ne kadar adalet istiyorsam -ki adaletin mantığında o da vardır, eşitliğin mantığında o da vardır- ben ne kadar adalet istiyorsam, benim siyasal düşüncelerimin karşısında olan veya benim gibi düşünmeyen vatandaşın da adalet isteme ve düşüncesini özgürce açıklama imkanı var. O nedenle onlar bizi protesto ederken veya kötü sözler söylerken biz sadece ellerimizi yukarıya kaldırdık ve onları alkışladık. Alkışladığımız için de çok memnunuz, çok huzurluyuz. Düzceli kardeşlerime yürekten teşekkür ediyorum. Bir olumsuz olay oldu, o nedenle çok sayıda Düzceli geldiler, özür dilediler. Biz o olayı asla Düzcelilerle beraber tutmadık. Düzceliler bizim yüreğimizdedir, onların suyunu içtik, ekmeğini içtik. Düzce’de ben 15 Temmuzu şehidi bir aileyi ziyaret ettim. Yine bir ailede oturup akşam yemeği yedik, onların sofralarına oturduk, onların misafirperverliğini de gayet iyi bilen birisiyim. Yeni gelmiyorum Düzce’ye, daha önce de vatandaş olarak, sıradan vatandaş olarak da, politikacı olarak da birkaç kez gelmiştim. Şimdi yolumuz Sakarya ve dolayısıyla ondan sonra Kocaeli ve İstanbul.

Hepinize yürekten teşekkür ediyorum değerli arkadaşlarım.


Kaynak: chp.org.tr

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.