Ayten Gülsever: “Çocuklar Korunmayı Bekliyor”
Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları Genel Başkanı Ayten Gülsever, bugün CHP Genel Merkezinde düzenlediği basın toplantısında; çocukların şiddet, istismar, yoksulluk ve suç örgütlerinden korunması için cezaların artırılmasının tek başına yeterli olmadığını belirterek güçlü, önleyici ve kamusal bir çocuk koruma politikası çağrısı yaptı.
CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Ayten Gülsever, Türkiye İstatistik Kurumunun 2025 yılı verilerinin çocukların karşı karşıya bırakıldığı ağır tabloyu bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi. Gülsever, 2025 yılında çocukların karıştığı 609 bin 959 olayın güvenlik birimlerinin kayıtlarına yansıdığını, bu olayların 267 bin 794’ünde çocukların mağdur olarak kaydedildiğini belirtti.
“Açıklanan verilerin arkasında korunamayan çocuklar var”
Suç mağduriyeti nedeniyle kayıtlara geçen 224 bin 579 olayın yüzde 59,2’sinin yaralama, yüzde 10,3’ünün cinsel suçlar, yüzde 8,5’inin aile düzenine karşı suçlar ve yüzde 5’inin tehdit nedeniyle gerçekleştiğine dikkat çeken Gülsever, “Bu rakamların her biri, korunamayan bir çocuğun yaşadığı korkuyu ve görmezden gelinen bir hayatı anlatmaktadır” dedi.
Açıklanan sayıların tekil çocuk sayısını değil, güvenlik birimlerine yansıyan olay kayıtlarını gösterdiğini vurgulayan Gülsever, aynı çocuğun birden fazla olay nedeniyle kayıtlara girmiş olabileceğini ifade etti. Bu teknik açıklamanın tablonun ağırlığını azaltmadığını belirten Gülsever, korktuğu için konuşamayan, şiddeti uygulayan kişiyle aynı evde yaşamak zorunda kalan, istismarı fark edilmeyen veya başvuru yollarını bilmeyen çocukların sayısının ise bilinmediğini söyledi.
“Çocukları yalnızca suça sürüklendiklerinde hatırlayan anlayışı kabul etmiyoruz”
Çocukların uğradığı şiddet ve istismarın yalnızca adli bir vaka ya da istatistik olmadığını kaydeden Gülsever, tablonun sosyal devletin, eğitim sisteminin, koruyucu hizmetlerin ve erken müdahale mekanizmalarının yetersizliğini gösterdiğini ifade etti. Gülsever, “Bu çocukları suça, şiddete ve istismara açık hâle getiren koşullar neden ortadan kaldırılmıyor?” diye sordu.
TBMM’de kabul edilen düzenlemeyle ‘suça sürüklenen çocuk’ ifadesinin ‘adli süreçteki çocuk’ olarak değiştirildiğini hatırlatan Gülsever; 15-18 yaş grubundaki çocuklara, kasten öldürme ve ağır sonuçlara yol açan yaralama suçlarında uygulanan yaş indiriminin hâkimin takdirine bırakıldığını ve hapis cezası sürelerinin artırıldığını belirtti.
Düzenlemeyle silahını gerekli şekilde muhafaza etmeyerek bir çocuğun eline geçmesine neden olanlara 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilmesinin kabul edildiğini aktaran Gülsever; çocuklarına karşı bakım ve eğitim sorumluluğunu yerine getirmeyen, çocuklarının güvenliğini ve sağlığını ağır şekilde tehlikeye atan anne veya babalara uygulanacak cezaların artırıldığını da kaydetti. Hamile olduğunu bildiği eşini veya birlikte yaşadığı ve kendisinden hamile olduğunu bildiği kadını çaresiz durumda terk edenlere verilecek cezanın da 6 aydan 2 yıla yükseltildiğini belirtti.
Gülsever, kanunlarda kullanılan ifadeyi değiştirmenin ve cezaları ağırlaştırmanın tek başına çocukları suçtan ve şiddetten korumaya yetmeyeceğini vurguladı. Çocukları suç örgütlerinin, yoksulluğun, okuldan kopuşun, bağımlılığın ve aile içi şiddetin elinden daha suça sürüklenmeden kurtaracak güçlü bir sosyal politika kurulması gerektiğini belirten Gülsever, çocuk adaletinin ölçüsünün yalnızca verilen cezanın süresi değil; çocuğun okuluna dönmesi, şiddetten uzaklaşması, rehabilite edilmesi ve yeniden topluma kazandırılması olduğunu söyledi.
“Çocukların güvenliğinden sosyal devlet sorumludur”
“Bir çocuk okuldan koptuğunda, yoksulluk içinde büyüdüğünde, aile içi şiddete tanık olduğunda, madde bağımlılığı ve suç örgütleriyle karşı karşıya kaldığında devlet nerede?” diye soran Gülsever, çocukların korunmasının yalnızca ailelerin, özellikle de annelerin omuzlarına bırakılamayacağını ifade etti. Kadınların güvenceli gelire, güvenli barınmaya, ücretsiz kreşe ve psikososyal desteğe erişemediği bir düzende çocukların güvenliğinin de zayıfladığını belirten Gülsever, kadınların güçlendirilmesi ile çocukların korunmasının birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini kaydetti.
Gülsever’den iktidara beş soru
• Çocuklara yönelik şiddet ve cinsel istismar vakalarının kaçı etkin biçimde soruşturulmaktadır?
• Kaç çocuk, hakkında koruma kararı alınmasına rağmen şiddetin yaşandığı ortama geri gönderilmektedir?
• Okullarda yeterli sayıda psikolog, rehber öğretmen ve sosyal hizmet uzmanı neden bulunmamaktadır?
• Çocukları uyuşturucu ticaretinde ve organize suçlarda kullanan yapılarla mücadele etmek için hangi önlemler alınmaktadır?
• Çocukların yaşına, cinsiyetine, yaşadığı ile, faille yakınlık derecesine ve soruşturma sonuçlarına ilişkin ayrıntılı veriler neden şeffaf biçimde açıklanmamaktadır?
Çocukları korumak için olay yaşandıktan sonra harekete geçen değil, şiddeti ve istismarı ortaya çıkmadan önleyen bir kamu düzenine ihtiyaç olduğunu belirten Gülsever, çocuk koruma politikasına ilişkin şu önerileri sıraladı:
CHP Kadın Kollarının çocukların korunmasına ilişkin önerileri
• Okullarda rehberlik ve psikososyal destek hizmetleri güçlendirilmelidir.
• Çocuk ihmali ve istismarı vakalarını erken aşamada tespit edecek kurumlar arası bir izleme sistemi kurulmalıdır.
• Çocuk İzlem Merkezleri bütün illerde erişilebilir hâle getirilmeli; mağdur çocukların defalarca ifade vermek zorunda bırakılmasının önüne geçilmelidir.
• Çocuğa yönelik şiddet ve cinsel istismar soruşturmaları hızlı ve etkin biçimde yürütülmeli, cezasızlığa kesinlikle izin verilmemelidir.
• Çocukları kullanan uyuşturucu ve suç örgütleriyle kararlı biçimde mücadele edilmelidir.
• Her çocuğun ücretsiz okul yemeğine, sağlık hizmetlerine, eğitim materyallerine, kültür ve spor olanaklarına erişimi güvence altına alınmalıdır.
• Mahalle bazlı ücretsiz ve nitelikli kreşler yaygınlaştırılmalı; bakım hizmetleri kamusal bir hak hâline getirilmelidir.
• Çocuklara ilişkin bütün veriler düzenli, ayrıntılı ve şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşılmalıdır.
“Hiçbir çocuğu şiddete, istismara ve yoksulluğa teslim etmeyeceğiz”
Çocukların korunmasını bir yardım veya tercih meselesi olarak değil, sosyal devletin temel sorumluluğu olarak gördüklerini vurgulayan Gülsever, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Cumhuriyet, çocukların korkuyla değil güvenle; yoksullukla değil umutla büyümesidir. Cumhuriyet, her çocuğun eşit eğitim, sağlıklı beslenme, güvenli barınma ve nitelikli bakım hakkına sahip olmasıdır. Bizim kuracağımız düzende hiçbir çocuk doğduğu evin, yaşadığı mahallenin veya ailesinin ekonomik koşullarının kaderine terk edilmeyecektir. Bir ülkenin çocukları güvenlik birimlerinin kayıtlarında değil; okulda, parkta, sanatta ve sporla büyümelidir. Çocukların sustuğu yerde biz konuşacağız. Görülmeyen her çocuğu görecek, duyulmayan her çocuğun sesini duyuracağız. Hiçbir çocuğun yalnız ve çaresiz bırakılmadığı, yatağa aç girmediği bir Türkiye’yi hep birlikte kuracağız.”
Kaynak:İSTANBUL SES


