1. HABERLER

  2. 80'lik ninelerin okuma-yazma aşkı
80'lik ninelerin okuma-yazma aşkı

80'lik ninelerin okuma-yazma aşkı

Biri 80, diğeri 65 yaşında olan torun sahibi iki ninenin hayallerini gerçekleştirmek için verdikleri mücadele gençlere örnek oluyor.

A+A-

 Bağcılar’da yaşayan Emine Dana ve Necar Kartal kendilerini yeniden doğmuş gibi hissettiklerini söylüyorlar. Sebebi de çocukluklarından bu yana içlerinde kabaran okuma-yazma aşkını yeni gerçekleştirmiş olmak. Bağcılar Belediyesi Kadın ve Aile Kültür Sanat Merkezi’ndeki okuma kursuna katılan iki yaşlı kadın; “Artık cadde ve sokak isimlerini okuyabiliyoruz. Torunlarımızla bilgisayar ve cep telefonundan mesajlaşabiliyoruz” diyerek sevinçlerini dile getiriyorlar.

 

Bağcılarlı iki ninenin hayallerini gerçekleştirmek için attıkları adım başta aileleri olmak üzere komşularını ve diğer tanıdıklarını duygulandırıyor. Genç yaşta hayat mücadelesine atılan nineler, bugünlerde okula yeni başlamış çocuklar gibi heyecan dolular. Kalemle beyaz sayfaları karalayan iki kadın, öğretmenlerinin tahtaya yazdığı yazıyı okuduklarında sevinç doluyorlar.

 

“Evrakları parmağımla imzalıyordum”

 

Bursa Orhaneli’de dünyaya gelen Emine Dana, 25 yaşında evlendikten sonra çocuklarının bakımını üstlenmiş. 1950 yılında Kemalpaşa ilçesinden İstanbul’a göç ettiklerini anlatan Emine Dana, zorlukla geçen yaşamını şu sözlerle anlattı:

 

“Babam kız çocuğu olduğum için beni okutmadı. Çünkü annemle birlikte diğer erkek kardeşlerime bakıyordum. Evlendikten sonra da çocuklarımla ilgilendim. Kocam bizi geçindirmekte zorlanınca tekstil sektöründe çalışmaya başladım. Okuma-yazma bilmediğim için çok zorluk çektim. Ne adres biliyordum ne de cadde ve sokak isimlerini okuyabiliyordum. İşyerindeki maaş bordroları dahil kendimle ilgili bütün evraklara parmağımı basarak imza atabiliyordum.”

 

Yıllardır içinde taşıdığı en büyük özlemin okuma ve yazmayı öğrenmek olduğunu anlatan Emine Dana, üç evladını büyütüp evlendirip ve üç torun sahibi olduktan sonra ancak fırsat bulduğunu belirterek kursa nasıl başladığını şu sözlerle anlatıyor:

 

“Benim okuma ve yazma öğrenmeyi çok istediğimi bilen evlatlarım bu kursun açıldığını öğrenince bana söylediler. Hiç vakit kaybetmeden kayıt yaptırdım. Sınıfa ilk geldiğimde beni gören diğer kursiyerler şaşırdılar. Ancak gün geçtikte birbirimize alıştık. Çok iyi anlaşıyoruz. Çok çalışarak okuma ve yazmayı öğrendim. Artık, gazete ve kitap okuyabiliyorum. Geç kalmış olsam da bir şeyleri arkadan takip etmeyi sürdürüyorum.”

 

Emine Nine, torunlarına bir yazı ile ilgili soru sorduğunda, ‘nine sonra anlatırım’ diyerek geçiştirdiklerini ve bunun için alındığını anlattı. Artık kimseye ihtiyaç duymadan yazıları okuyabildiğini söyleyerek kendisiyle gururlanan Emine Dana, “Bir gün torunuma, ‘bana bilgisayar kullanmayı öğretir misin?’ deyince o da, ‘sen daha okuma-yazmayı bilmiyorsun’ diyerek reddetmişti. Ancak şimdi torunlarımla mesajlaşmaya bile başladım…” diyerek  gülümsüyor.

 

“Oğlumun gönderdiği kartpostalı okuyabiliyorum”

 

Sivaslı 65 yaşındaki Necar Kartal’ın hayat hikayesi de sınıf arkadaşına benziyor. Maden köyünde dünyaya gelen Kartal, babasının okumasına izin vermediğini ve kendisini amcasının oğluyla 15 yaşında evlendirdiğini belirterek,  yaşadıklarını şöyle anlattı:

 

“40 yıl önce Bağcılar’a göç ettik. Eşim, çalışmak için Libya’ya gitti. Ben de 4 çocuğuma bakabilmek için hem dikiş nakış hem de ev işlerini yaptım. Bu arada Kur’an-ı Kerim’i okumasını öğrendim. Türkçe Mealini de okuyabilmek istiyorum. Kursa gelmenin en önemli sebeplerinden birisi de bu.”

 

Çocuklarının kendisini, ‘annemiz talebe oldu’ diyerek teşvik ettiklerini ifade eden Kartal, “4 torunum var. Hepsi benim kursa katılmamdan dolayı çok sevinç duydular. İstanbul dışında yaşayan çocuklarım bayramlarda bana tebrik gönderiyorlar. ‘Talebe nasılsın?’ diye yazıyorlar. Onlarla telefonla mesajlaşıyoruz.”

 

Başkan Çağırıcı: “Sertifika sahibi yapıyoruz”

 

Kurs öğretmeni Birsel Kızılateş, 29 kişilik sınıftaki kursiyerlerini çok sevdiğini belirtiyor. Onlarla iyi anlaştığını anlatan 17 yıllık öğretmen Kızılateş, duygularını şöyle anlattı:

 

“Yaş grubu büyük olduğu için önce endişeye kapıldım. Ancak, öğrencilerimizin azmini ve çabasını görünce rahatladım. Her ikisi de çok çalışkan. Haftada iki gün dersimiz var. Onların çok istekli olmaları benim işimi de kolaylaştırıyor.” Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, Kadın ve Aile Kültür Sanat Merkezi’nde Bağcılarlı kadınlara meslek edindirme kursları da verdiklerini hatırlatarak, “Daha önce, İstanbul Valimiz Sayın Hüseyin Avni Mutlu Bağcılar Kaymakamı, İstanbul Milletvekilimiz Sayın Feyzullah Kıyıklık’ın Bağcılar Belediye Başkanı olduğu dönemde “Okuma Yazma Seferberliği” adıyla okuma yazma bilmeyen yaklaşık 30 bin kişiye okuma yazma öğretmiştik. Şimdi de her yaştan ve her kesimden hemşehrilerimin hayatlarını mutlu ve huzurlu sürdürebilmesi için her türlü imkanı sunmaya çalışıyoruz. Onlar için verdiğimiz emeklerimizin meyvesini aldığımız için de ayrıca mutluyum.” dedi. Çağırıcı, toplam 120 saat süren okuma-yazma kursunu başarıyla tamamlayan öğrencilere Milli Eğitim Bakanlığı sertifikası verdiklerini de sözlerine ekledi.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.