1. HABERLER

  2. Karda yürürken düşmeyin
Karda yürürken düşmeyin

Karda yürürken düşmeyin

Uzmanlar, kayma ve düşme sonrası kırık ve çıkıklarla sık karşılaştıklarını, buzlu zeminin bu kazalar için elverişli bir ortam yaratığını belirterek vatandaşlara karda doğru yürüyüş tekniklerini sıraladı.

A+A-

 Kar yağışı Türkiye'nin birçok bölgesinde etkisini sürdürürken, uzmanlar buzlu ve karlı yollarda meydana gelebilecek kazalara karşı vatandaşları uyardı.

 

Uzmanlardan öneriler

 

Kış mevsimine ilişkin akıllarda kalan en bariz görüntülerin cadde ve sokaklarda yürüyen insanların düşme vakaları olduğunu ifade eden uzmanlar, oluşabilecek sakatlıkların önüne geçilmesi, mağduriyet yaşanmaması için yürüme tekniklerine önem gösterilmesi gerektiğini kaydettiler. Uzmanlar buzlu zeminde yürünürken kesinlikle ellerin cepte olmaması gerektiğini vurgulayarak, teknikleri şöyle sıraladılar:

 

Eliniz cebinizde yürümeyin

 

“Sık aralıklarla yere bakarak yürünmeli. Mümkünse dik yokuşları inip çıkmayın. Merdiven inip çıkarken tırabzanları kullanın. Çocuğunuzu ya da ağır eşyalarınızı kucakta taşımayın. Kar gözlüğü kullanın. Lastik veya kauçuk tabanlı ayakkabılar tercih edilmeli. Kar ve buzlu ortamda ayakların ıslanacağı endişesiyle daha kuru olan buzlu ortamın seçilmesi de, sık yapılan yanlışlardan biri. Zira gizli buzlanma, size tatsız bir sürpriz hazırlayabilir. Daha yumuşak ve kayma riski daha az olan karda yürümek tercih edilmeli.”

 

En sağlık kuruluşuna gidin

 

Uzmanlar ayrıca düşme vakalarının ardından mutlaka bir sağlık kuruluşuna gidilmesi gerektiği hatırlatmasında bulunarak, "Düşme sonucunda darbe alan kol veya bacak gibi organların yaralanması durumunda parmakların oynatılması kırık olmadığı şeklinde yorumlanıyor. Bu yanlış inanış nedeniyle insanlar genellikle kırık olmadığını düşünerek ilk etapta tedaviye başvurmuyor. Parmakların oynatılabilmesi kırık olmadığı anlamına gelmez. Bu nedenle, özellikle sert düşüş ve darbelerde en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır" dediler.

 

Düşmelerde başınızı koruyun

 

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Nurettin Heybeli, ciddi yaralanmaların büyük çoğunluğunun, kayma sırasında ellerle dengenin sağlanamaması veya düşme sırasında başın ve vücudun korunamamasından kaynaklandığını belirtti.

 

Doç. Dr. Heybeli, kayma ve düşme sonrası, kırık ve çıkıklarla sık karşılaştıklarını, buzlu zeminin bu kazalar için elverişli bir ortam yaratığını belirtti.

 

Bu konuda çeşitli önerilerde bulunan Heybeli, yürüme alanlarındaki kar ve buzun temizlenmesi ve kum ya da tuz ile uygun yürüme zemininin oluşturulmasının çok önemli olduğunu kaydetti. Karlı, buzlu ve yağmurlu havalarda acele edilmemesini, yolun her zamanki yürüyüş zamanından daha uzun süreceğinin hesaplanarak gerekirse erkenden yola çıkılması gerektiğini öneren Heybeli, şöyle devam etti:

 

“Her zamanki yolumuz gerekirse değiştirilerek, buzlanmanın daha az olacağı ana yollar tercih edilmelidir. Kışlık botlar, su geçirmez, yalıtımlı, kaymaz kalın tabanlı, geniş ve yüksek olmayan topuklu ve hafif olmalı. Ülkemizde çok yaygın olmasa da kuzey ülkelerinde sık kullanılan buz kıskaçları eğer zeminde sert buz oluşmuş ise botlara takılarak kaymayı önlemede yardımcı olur, fakat buz dışı zeminlerde mutlaka çıkartılmalıdır. Dengeyi sağlamak için baston kullanımı yararlıdır. İleri yaşlardaki kişilerin mümkün olduğunca dışarı çıkmaları tavsiye edilmemekte ise de eğer bu zorunluluk var ise düşme durumunda sık karşılaşılan kırıklar olan kalça ve el bileği kırıklarına karşı koruyucuların kullanılmasında yarar vardır.”

 

“Atkı ve eldiveni ihmal etmeyin”

 

Heybeli, vücut ısısını kaybetmemenin de önemli olduğunu söyledi. Atkı ve eldivenin de mutlaka kullanılması gerektiğini ifade eden Heybeli, “Bu ellerimizi ısıtmak için cebimizde tutma refleksimize engel olur. Ciddi yaralanmaların büyük çoğunluğu, kayma sırasında ellerimizle dengemizi sağlayamamak veya düşme sırasında başımız ve vücudumuzu koruyamamaktan kaynaklanır” dedi.

 

Buzda yürüme sırasında hareketlerin yavaşlatılması ve bir sonraki hareketin düşünerek yapılmasının yararına değinen Heybeli, “Adımlarımızı küçültürken, denge alanımızı genişletmek için iki ayağımız arasındaki mesafeyi arttırmak gerekir. Dizler rahat ve hafif kıvrık olmalıdır. Bu şeklide, ağırlık merkezimizi yere yaklaştırarak stabilitemizi arttırmış oluruz. Bununla birlikte, asıl yaklaşımın risk almamak olduğu unutulmamalıdır” diye konuştu.

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.